Danıştay Kararı 5. Daire 2018/5327 E. 2021/3555 K. 10.11.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2018/5327 E.  ,  2021/3555 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5327
Karar No : 2021/3555

Temyiz Eden (Davacı) : …
Karşı Taraf (Davalı) : … Başkanlığı /…

İstemin Özeti : Davacı tarafından, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı bünyesinde Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Anayasa Mahkemesi Başkanlığı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davacı tarafından; dava konusu işlemin dayanağı tanık beyanlarının somut hiçbir bilgi içermediği, soyut ve genel ifadeler olduğu, tanık kanaati ve sosyal çevre bilgisinin kamu görevinden çıkarma işlemi için yeterli ve geçerli delil olarak kabul edilemeyeceği, Bylock kullanmadığı, basit listelere dayanılarak ileri sürülen Bylock kullandığı iddiasını kabul etmediği, dava konusu işlem tarihinde hakkında açılmış herhangi bir ceza davasının olmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılamasının devam ettiği, henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, işlemin dayanağı Kanun Hükmünde Kararname’nin idarenin keyfiliğine yol açtığı bu sebeple Anayasa’ya aykırı olduğu, şahsının hiçbir terör örgütü veya yasa dışı herhangi bir grupla ilişkisinin bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara ile irtibatı, iltisakı, üyeliği veya mensubiyeti olduğu değerlendirilen personelin, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayı ile kamu görevinden çıkarılacağının öngörüldüğü, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün irtibat aracı olan Bylock isimli haberleşme programını kullandığının … Cumhuriyet Başsavcılığının 14/12/2016 tarihli yazısı ile idareye bildirildiği, davacının bu yapı ile ilgisi olduğuna dair sosyal çevre bilgisi, tanıkların beyanları ve soruşturma kapsamında diğer kurum ve kuruluşlardan gelen belgeler dikkate alınarak davacının, söz konusu yapı ile kamu görevinde kalmasıyla bağdaşmayacak nitelikte bağı olduğu değerlendirilerek tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa’ya aykırılık itirazı ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, davacı tarafından ByLock isimli programı yüklemediği ve kullanmadığı ileri sürülmekte ise de; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında yer alan ”…sanığın kullandığı … numaralı GSM hattına ait HTS, G-Nat kayıtları ile internet veri trafiği(GPRS) ve baz istasyonu kayıtlarının celp edildiği, söz konusu sayısal veriler üzerinde bilirkişi M.H.Ö. tarafından düzenlenen 09/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle, sanığın kullandığı … numaralı GSM hattı ile 01/01/2014 tarihinden 02/06/2016 tarihine kadar 13 farklı tarihte … numaralı Bylock İP.’si ile toplam 8.260 kez bağlantı kurduğu, bağlantı esnasındaki veriler ile HTS, İnternet(GPRS) verilerinin tarih, saat, süre, İMEİ numarası ve baz istasyonu bilgilerinin tam olarak birbiri ile uyumlu bulunduğu, sanığın Bylock isimli programa bağlandığı tarihlerde iletişim kurduğu baz istasyonlarında yoğun sinyal bilgisi aldığının tespit edildiği, bu maddi bulgulara dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporunun sanığın Bylock isimli programı kullandığına ilişkin … C.Başsavcılığı’nın tespiti ile uyumlu bulunduğu, başka bir ifade ile bilirkişi raporunun … C.Başsavcılığı’nın tespitini doğruladığı…
…FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan Bylock tespit edilen … no.lu GSM hattı her ne kadar sanığın amcasının oğlu O.K. adına kayıtlı olsa da sanık aşamalardaki savunmasında bahse konu GSM hattını alındığından beri kendisinin kullandığını beyan etmiş, dosya kapsamında bulunan 09/04/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre Bylock IP’leri ile iletişim kurulduğu esnada ve HTS irtibatları ile internet iletişim bağlantıları esnasında sanığın ikamet ve iş yeri adresinin yakınında bulunan baz istasyonlarından çok yoğun sinyal verisinin bulunduğu…” tespitleri dikkate alındığında davacının bu beyanına itibar edilmemiştir.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında “davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli olarak yürütülen soruşturma sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı” hususu hükme esas alınmış ise de, devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi ve davacı hakkında terör örgütü üyesi algısı oluşturacak bir yaklaşım ortaya koyması masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olduğu sonucuna varılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.