Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/10289 E. , 2021/4459 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10289
Karar No : 2021/4459
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İl Jandarma Komutanlığı emrinde J.Mly.Asb.Kd.Çvş. olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı zararların tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; 06/05/2019 tarihli Bakan Oluru ile kamu görevinden çıkarılan davacının, bu işleme karşı 60 gün içerisinde (en son 05/07/2019 tarihine kadar) idari başvuruda bulunmadığı ya da yargı yoluna başvurmadığı dolayısıyla dava açma süresinin geçirildikten çok sonra 25/11/2020 tarihinde yapmış olduğu başvurusunun dava açma süresini yeniden canlandırmayacağı ve görülmekte olan davayı son dava açma tarihi geçtikten sonra 12/01/2021 tarihinde açtığı davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : … İl Jandarma Komutanlığınca düzenlenen 10/05/2019 tarihli ilişik kesme belgesi ile kamu görevinden ilişiğinin kesildiğini, Jandarma Genel Komutanlığı ve İçişleri Bakanlığına yazdığı göreve iade talepli dilekçelere gelen 31/12/2020 tarihli cevabi yazı ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıldığını öğrendiğini, dava konusu işlemin tebliğ edilmediği, içeriğinin ya da hangi kanun yollarına başvurulacağı ve sürelerinin belirtilmediği, dava konusu işlemin Anayasanın 40. maddesine uygun bir şekilde tesis edilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… İl Jandarma Komutanlığı emrinde J.Mly.Asb.Kd.Çvş. olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B-6 maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığı’nın … tarih ve E…. sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı zararların tazmini istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrasında, “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.”; 125. maddesinin üçüncü fıkrasında ise “İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.” hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış … gündür.”; “Sürelerle ilgili genel esaslar” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında ise, “Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.” düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Devletin, işlemlerinde, bireylerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve başvuru sürelerini belirtmek zorunda olduğunu düzenleyen Anayasanın yukarıda yer verilen 40. maddesinin ikinci fıkrasının, ayrı bir yasal düzenlemenin varlığını gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilir nitelikte bir düzenleme olması nedeniyle, yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak idari mercileri ve kanun yolları ile sürelerini belirtmesi zorunludur.
Öte yandan, her ne kadar Anayasanın 125. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı belirtilmiş ise de, söz konusu düzenleme Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme ile birlikte değerlendirildiğinde; kişilere bildirilen idari işlemlerde, bu işlemlere karşı kanun yollarına başvuru süresi ve başvuru yerinin gösterilmesi gerektiği, dava açma süresini başlatacak olan bildirimin, başvuru mercii ve süresini de gösteren yazılı bildirim olduğu, bunun dışındaki yazılı bildirimlerin, Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrasının amir hükmüne uygun olmadığından, dava açma süresinin işlemeye başlamayacağı sonucuna varılmaktadır.
Özetle, Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, başvuru mercii ve süresi bildirilmeyen işlemlerin ilgilisine tebliği dava açma süresini başlatmayacağından, dava açma süresinin geçmesinden sonra açılan bu tür davaların süre aşımı yönünden reddedilmemesi gerekmektedir.
Söz konusu değerlendirmeler ışığında dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde; davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın … tarih ve E…. sayılı işleminin, davacı tarafından davalı idareye yapılan başvuru neticesinde gelen 31/12/2020 tarihli cevabi yazı neticesinde öğrenildiği, söz konusu işlemde Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak, davacının hangi kanun yolları ve mercilere başvurabileceğinin ve dava açma süresinin belirtilmediği dikkate alındığında, idarenin doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve hak arama özgürlüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından, davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında da hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerin hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.