Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2018/1268 E. , 2021/12653 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/1268
Karar No : 2021/12653
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …&Av….
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Balıkesir İli, Bandırma İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacının, imar planı değişikliği yapılması istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Bandırma Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararının, … tarihli,.. sayılı belediye meclisi kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ve taşınmazın da bulunduğu alanda, 3194 sayılı İmar Kanunun 18’inci maddesi uyarınca yapılan ve belediye encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan parselasyon işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu alanın 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunda öngörülmüş olan 12 metre genişlikte taşıt yolunda kaldığı, bu yolun yerel dağıtıcı statüsünde bir yol kararı olduğu ve yolun genişliğinin planda atanan işlevin yerine getirilmesi için uygun ve yeterli olduğu, ancak, uyuşmazlık konusu taşınmazlar üzerinde yol güzergahında bulunan yapının plan kararları ile uyumlu olan bir üretim tesisinin bütünleyici parçası olduğu ve yolun ruhsatlı olarak inşa edilmiş olan bu yapının üzerinden geçirilmesi için teknik ve nesnel bir zorunluluğun bulunmadığı, çevresindeki yapılaşmanın büyük ölçüde tamamlanmamış olduğu hususu da dikkate alındığında “12 m. genişlikte taşıt yolu” güzergahının bu yerdeki ana yapının korunması suretiyle belirlenmesi istemini içeren davacı müracaatının reddi yolunda tesis edilen belediye meclisi kararında ve revizyon nazım imar planında şehircilik ilkeleri ve planlama esasları yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer taraftan, herhangi bir zorunluluk bulunmamasına rağmen davacıya ait taşınmaza karşılık eski yerine eşdeğer konumda olmayan … ve … sayılı imar adalarından tahsis yapılmasına ve bu yerdeki kadastral yolun kapatılarak köy tüzel kişiliği adına ihdas edilmesi suretiyle davacıdan daha fazla miktarda düzenleme ortaklık payı alınmasına ilişkin parselasyon işleminde de mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme kararının usul ve hukuka aykırı olduğu, bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının imar planına ilişkin kısmının bozulması, aynı adada yer almasına rağmen bazı parsellerin düzenleme sınırı dışında bırakılması nedeniyle parselasyon işleminin hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından kararın parselasyon işlemine ilişkin kısmının bu gerekçede eklenerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Balıkesir İli, Bandırma İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacının, imar planı değişikliği yapılması istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Bandırma Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararının, … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ve taşınmazın da bulunduğu alanda, 3194 sayılı İmar Kanunun 18’inci maddesi uyarınca yapılan ve belediye encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan parselasyon işleminin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 3194 sayılı İmar Kanununun “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde; nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla bütün olan plan olarak; uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgilerini ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde; “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.” hükmü yer almaktadır.
İşlem tarihinde yürürlükte olan İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Düzenleme Sahalarının Tesbiti Esasları” başlıklı 5. maddesinde: “Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında valilikler, il idare kurulu kararı ile; 5 yıllık imar programlarında öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, yeterli miktarda arsayı, konut yapımına hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tesbit etmek ve uygulamasını yapmak mecburiyetindedir. Konut yapımına hazır arsa sayısının, bir önceki yıl verilen inşaat ruhsatından az olmamasına dikkat edilir. Belirlenen düzenleme sahası bir müstakil imar adasından daha küçük olamaz. Ancak, imar adasının büyük bir kısmının imar mevzuatına uygun bir şekilde teşekkül etmiş olması nedeniyle, yeniden düzenlemesine ihtiyaç bulunmaması ve diğer kısmında birkaç taşınmaz malın tevhid ve ifraz yoluyla imar plânı ve imar mevzuatına uygun imar parsellerinin elde edilmesinin mümkün olduğu hallerde, adanın geri kalan kadastro parselleri müstakil bir imar düzenlenmesine konu teşkil edebilir.” kuralına, kuralına; “Düzenleme sınırının geçirilmesi” başlığını taşıyan 6. maddesinde, “Düzenleme Sınırı; a) İskan sahasının bittiği yerlerde iskan sınırından, b) İskan sahası içindeki yollarda yol ekseninden, c) İbadet yeri ve karakol yerlerinin dış sınırından, yeşil alan ve genel otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranı ve uygulamaya alınan parsel sınırına göre uygun görülecek yerinden geçirilir. Ancak, imar planlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durum dikkate alınır. Düzenleme sınırının herhangi bir parseli iki veya daha fazla parçaya bölmesi halinde; sınır, bu parçalardan düzenleme sahası dışında kalan başka bir imar adasına girmeyenleri varsa bunları da içine alacak şekilde geçirilir. Parsel büyük ise, ifraz yapılarak ifraz sınırından geçirilir.”, 10. maddesinde ise, “İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır:
a. Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır.
b. Plan ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır.
c. Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesi halinde, İmar parselasyon planları ve imar durumu belirlenmiş düzenleme alanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölüm adetleri belirtilen imar iddiaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmak üzere hisselendirilebilir.” kuralına yer verilmiştir.
Anılan Yasa ve Yönetmelik hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon işlemiyle amaçlananın; imar planına uygun yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmak ve yol, yeşil alan gibi kamu alanlarının imar parsellerinde oluşan değer artışı karşılığında düzenlemeye giren parsel maliklerinden bedelsiz olarak alınarak kamunun eline geçmesini sağlamak olduğu anlaşılmakta ve parselasyon işlemleri sırasında, taşınmaz malikinin eski yerinin yol, yeşil alan vb. gibi kullanım alanlarında kalması nedeniyle eski yerinden imar parseli tahsis edilme imkanının bulunmadığı hallerde, eski yerinin yakınındaki eşdeğer imar parsellerinden tahsis yapılması gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planı değişikliği yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Bandırma Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama revizyon imar planı yönünden;
İdare Mahkemesince yerine yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunda uyuşmazlık konusu alanda öngörülmüş olan 12 metre genişlikte taşıt yolunun plan, “yerel dağıtıcısı” statüsünde bir yol kararı olduğu ve yolun genişliğinin planda atanan işlevini yerine getirmek için uygun ve yeterli olduğu, tespit ve değerlendirmelerinde bulunulmuştur.
İmar planları belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus planı ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak koşulların zorunlu kıldığı biçim ve zamanda mevzuatta öngörülen yöntemlerle değiştirilebilir ve yeni kullanımlar getirilebilir.
Mevzuat gereği kazanılmış hakkı bulunan taşınmazların imar planlarında bu haktan sürekli yararlanacağı kabul edilerek daha sonraki imar planlarında aynı yapılaşma hakkının tanınması ve sonraki tarihli planlarda kullanım kararların değiştirilmemesinin imar planlama esas ve tekniklerine uygun olmadığı, kazanılmış hakkın mevcut yapıyla sınırlı olduğu yargı içtihatlarıyla ortaya konulmuştur.
Geçerli ruhsata göre yapılan yapıda kazanılmış hak yapı ekonomik ömrünü tamamlayıncaya kadar korunur. Kazanılmış hak süresiz ve koşulsuz değilidir. Genel düzenleyici nitelikte, soyut, objektif işlemler olan imar planlarına ilişkin kazanılmış hak kapsamında taşınmazın fonksiyonunun veya yapılaşma haklarının süresiz olarak korunmasının mümkün olmadığı açıktır.
İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları, zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, planlanan alanın özel niteliklerinin yanısıra plan bütünlüğü gözönünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkileri kapsamlı bir biçimde ele alınarak, plan değişikliğinde kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.
Ulaşım ana planının, arazi kullanımı ve yapılaşmaya ilişkin kararlar üreten planlar arasında yer almadığı, 3194 sayılı Yasanın 8. maddesinin d) bendi gereği, MPYY’nin 6. maddesinin 7. fıkrasında açıklandığı şekilde; arazi kullanımı ve yapılaşmaya ilişkin kararlar üreten mekansal planların düzenleme konusunu oluşturan yol, ulaşım, ulaşım sistemine ilişkin içermesi gereken kararlar nedeniyle bu planlara veri oluşturduğu ve aynı zamanda bu planların çıktısı olarak uygulanmasına yönelik araç ve ayrıntıları da içerebildiği, bu haliyle planın üst ölçekli planlara karşılık gelen genel kararlar içeren yönlerinin olduğu gibi alt ölçekli planlara karşılık gelen yaya, bisiklet yolu gibi kararları da içerebildiği, yatırım, düzenleme ve işletme yaklaşımı bulunan, modelleme sonucunda elde edilen kestirimlere dayanılarak trafik yönetimin (trafik konularında gereken ayrıntıları belirleyen, toplu taşımaya ağırlık veren ve öncelikli kılmasına ilişkin) düzenlemelerini de öngörmesi, gerektiğinde şematik ve grafik dili de kullanılabilen, plan pafta, eylem planı ve raporundan oluşan çalışmaların bir bütün olarak ele alındığında belirli bir ölçekle ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığı, ancak üst ve alt kademe planları ile eşgüdümlü olarak hazırlanabileceği açıktır.
Bu durumda, yolun yapı ruhsatı bulunan idari binadan geçmesi sebebiyle hukuka aykırı olduğu ifadelerinin bilimsel, teknik ve ayrıca hukuki bir temeli olmadığı görüldüğünden bu hususta hüküm kurulurken yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin dikkate alınması, ulaşım kararlarının, yolun sürekliliği ve devamlılığının trafik güvenliği ve trafik akışı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve imar mevzuatı bakımından incelenmesi ve dava konusu imar planına esas ulaşım ana planı bulunup bulunmadığı ve plan ulaşım kararlarının ne şekilde belirlendiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu durumda; eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda bu yönden isabet görülmemiştir.
3194 sayılı İmar Kanunun 18’inci maddesi uyarınca yapılan ve belediye encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan parselasyon işlemi yönünden;
Parselasyon işleminin amacı; imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre, imar adasının biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanılma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmaktır. Düzenleme sınırı içerisinde bulunan yol, yeşil alan gibi kamusal alanların bedelsiz olarak kamuya kazandırılması için imar parsellerinde oluşacak değer artışı karşılığında düzenleme ortaklık payı alınması mümkün olmakla birlikte, asıl amaç plana uygun yapı yapmaya elverişli imar parselleri oluşturmaktır.
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporunda, düzenleme sınırının, adaları çevreleyen yol eksenlerinden geçirildiğinden yapılan işlemin yukarıda belirtilen Yönetmeliğinin 5. ve 6. maddelerine uygun olduğu görüşüne yer verilmiş ise de de dava dosyasında bulunan imar planı ve parselasyon krokisi incelendiğinde aynı adada yer almasına rağmen bazı parsellerin imar adasını bölecek şekilde düzenleme sınırı dışında bırakıldığı, düzenleme sınırının düzenlemeye alınan ve alınmayan parseller açısından eşitsizlik yaratıldığı, bu durumda düzenleme sahasındaki düzenleme ortaklık payı(DOP) oranının da etkileneceği, ancak ve bilirkişi heyeti tarafından bu konuda inceleme yapılmadığı dikkate alındığında dava konusu parselasyonun tümünü ilgilendiren ve genel iptal sebebi niteliğinde olan düzenleme sınırına ilişkin aykırılığın davacı parselleri bakımından da etkileri olacağı gözetildiğinde eksik incelemeye dayalı mahkeme kararında uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, yukarıda açıklanan tüm bu hususların değerlendirilmesi sonucunda tespitlerin bilimsel ve somut verilerle ortaya konulduğu bir bilirkişi raporunun hazırlanması amacıyla mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle uyuşmazlık hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/11/2021 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.