Danıştay Kararı 6. Daire 2019/1221 E. 2021/13020 K. 25.11.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/1221 E.  ,  2021/13020 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/1221
Karar No : 2021/13020

TEMYİZ EDEN DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : … İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:… , K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, … Mahallesi, … Sokak, … Mevkii, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda … tarih, … sayılı Çorlu Belediye Meclis kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile parsele getirilen E:0,80, Yençok:24,50 m yapılaşma koşulunun E:0,50, Yençok:15,50m olarak değiştirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Çorlu Belediye Meclisi kararının iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile Çorlu Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/1.000 ölçekli revizyon-ilave uygulama imar planı ile davacının taşınmazına getirilen “E:0,50, Hmaks:15,50 m” yapılaşma şartlarının Mahkemenin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği ve davalı idarece anılan mahkeme kararındaki gerekçeler dikkate alınarak işlem tesis edilmesi gerekirken, iptaline karar verilen “E:0,50, Hmaks:15,50 m” yapılaşma şartının tekrar parselin yapılaşma koşulu olarak belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 16.05.2018 tarihli, E:2016/8000, K:2018/4764 sayılı kararı ile bozulduğu, uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planındaki yapılaşma koşuluna ilişkin kararların üst ölçekli imar planına uygun olarak belirlendiği, seyrek yoğunluklu olarak belirlenmiş alan bütünü içerisinde münferit sık yoğunluklu gelişmelere olanak tanınmış ise de, bu münferit uygulamaların bütüncül bir planlama ürünü olmayıp, mevzi planlarla gelişmiş yapılaşmalar olmasından dolayı emsal teşkil edemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararda isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararının henüz kesinleşmediği ileri sürülerek temyize konu kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY : Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında “seyrek nüfuslu konut alanı” olarak belirlendiği, … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/1.000 ölçekli revizyon-ilave uygulama imar planında, yapılaşma koşullarının E:0,50, Hmaks:15,50m düzenlendiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planın Mahkemenin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararıyla planın iptaline karar verilmesi üzerine … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararıyla 1/1.000 ölçekli uygulama imar planında değişiklik yapılmasına karar verilerek parselin yapılaşma koşullarının E:0,80, Yençok:24,50 m olarak belirlendiği ve plan değişikliğinin Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylandığı, onaylanan imar plan değişikliğinin Tekirdağ Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilmesi sonrasında hazırlanan raporda, parsel bazında yapılan bu düzenlemenin planı bütünlüğünü bozduğu ve inşaat emsalinin arttırılması sonucu artan nüfus yoğunluğu için ek donatı alanı planlanmadığı ifadelerine yer verilmesi üzerine 07.09.2016 tarihli, 2016/131 sayılı karar ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle getirilen yapılaşma şartlarının iptal edilerek parselin yapılaşma koşullarının yeniden E:0,50, Yençok:15,50 m olarak plan değişikliği yapılması yönünde … tarih ve … sayılı meclis kararının alınması üzerine anılan kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Yasasının 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Günümüzde plansız ve aşırı kentleşme olgusu sağlıklı kentleşmenin önündeki en ciddi engel olduğundan kentsel gelişmenin yönlendirilmesinde imar planlaması ile yön, şekil ve büyüklükle ilgili belirlemeler yapılması zorunludur. Kentsel planlama sürecinde zorlayıcı, kısıtlayıcı ve yönlendirici kararların tümü birden rol oynar. Çağdaş bir kentin oluşturulması ve yaşatılması için aşırı yapılaşmanın etkisinden korunmuş kent estetiği ve kentleşme kalitesini yükseltici alanların oluşturulması zorunludur.
İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, sadece plan kapsamına alınan belirli bir yerin plan içindeki durumu incelenerek sonuca varılamayacağı, planlanan alanın özel niteliklerinin yanı sıra planın bütünlüğü içinde planlanan yörenin çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerinin kapsamlı bir biçimde ele alınarak kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekeceği açıktır.
İmar planlarının yargısal denetimi sırasında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterleri ile birlikte özelliği itibariyle imar planının bütünlüğü, genel yapısı, kapsadığı alanın nitelikleri ve çevrenin korunması gibi olguların gözetilmesi zorunludur.
Kentsel planlamanın en temel unsurlarından birisi olan imar planların kademeli birlikteliği ilkesine göre, alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir. Bu doğrultuda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının uygun olması gereken üst ölçekli plan kademeli olarak 1/5000 ölçekli nazım imar planıdır. Söz konusu plan da, bulunması halinde daha üst ölçekli 1/25.000 ölçekli nazım imar planına ve çevre düzeni planına uygunluk göstermelidir.
“Plan kademelerinin üst basamaklarında yer alan imar planları, alt basamaklara göre daha soyut, daha genel ve daha kapsamlı olan ve ana ilkelerin, stratejilerin ve bunların biçimlendirdiği ana planlama kararlarının vurgulandığı belgelerdir. Bu nedenle üst ölçeklerde çok genel çizgileriyle belirlenen farklı arazi kullanımlarının konum ve büyüklüklerinin bir alt ölçeğe aynen aktarılması yeterli ve anlamlı değildir. Diğer bir deyişle, aynı bir bölge için, alt ölçekli planlarda, üst ölçekte belirlenen kullanımlardan daha fazlasına yer vermek kaçınılmazdır. Sorun, bu farklılaşmanın sınırlarının belirlenmesinde göz önünde tutulması gereken temel ölçütün ne olması gerektiğidir. Bu ölçüt ise, üst ölçekte belirlenen arazi kullanımının hakim arazi kullanımı olarak alt ölçeklere aktarılması biçiminde özetlenebilir. Diğer bir anlatımla, aynı bölge için üst ölçekte öngörülen arazi kullanımı alt ölçeklerde de -yine aynı bölge için- hakim kullanım türü olacak, ancak alt ölçeğin gerektirdiği farklı kullanım türlerine de yer verilecektir.” (İmar Planlarının Kademelenmesi ve Farklı Ölçeklerdeki Planlar Arasındaki İlişki Prof. Dr. Melih Ersoy)
Dosyanın incelenmesinden; … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 16.05.2018 tarihli, E:2016/8000, K:2018/4764 sayılı kararı ile bozulduğu ancak Danıştay Altıncı Dairesinin 25.11.2021 tarihli, E:2018/8033, K:2021/13019 sayılı kararı ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesine uygun bulunan davacının kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ile … İdare Mahkemesince verilen kararının onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
… İdare Mahkemesinin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararında konu dava dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; dava konusu planda davacıya ait parselin E=0.50, Hmaks:15.50 m. yapılaşma koşullu konut alanı olarak belirlendiği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı kararlarına göre seyrek yoğunluklu meskûn konut alanı olarak belirlenen parsellerin büyük bir kısmında E:0.80 Hmaks:24.50 m. yapılaşma hakkı tanındığı, askeri alan güvenlik bölgesi gibi bağlayıcı koşullar bulunmadığı takdirde, planlamada eşitlik ilkesi gereğince, üst ölçekli planda aynı yoğunluk bölgelemesi altında yer alan alanların, benzer yapılaşma yoğunlukları üzerinden düzenlenmesi gerektiği, ancak dava konusu 1/1000 ölçekli Revizyon – İlave Uygulama İmar Planı’nın yapı yoğunluklarının dağılımına ilişkin planlamada eşitlik ilkesinin dikkate alınmadığı ve alandaki yoğunluk atamalarının mülkiyet bazlı yapıldığı değerlendirmesine yer verilmiştir.
Dolayısıyla aynı ada içerisinde bulunan ve seyrek yoğunluklu konut alanı olarak belirlenmiş benzer konumsal ve yapısal özelliklere sahip olan parsellerin bir kısmına E:0.80 bir kısmına da E:0.50 olacak şekilde birbirinden farklı yapılaşma koşullarının getirilmiş ise de bu fonksiyonların ve nesnel gerekçelerinin somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde imar mevzuatına, kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.