Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/6782 E. , 2021/12637 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/6782
Karar No : 2021/12637
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN
(DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI İDARE : … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Kuyumculuk Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesince verilen 10/02/2020 tarihli, E:2015/9080, K:2020/1223 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dava, İstanbul İli, Fatih İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının üst ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı kararları ile uyumlu olduğu, taşınmazın yüksek yapılar arasında dar bir cephe ve 503 m² yüzölçümü ile dini tesisin itibarı ve işlevi ile uygun olmayan bir konumda ve büyüklükte olduğu, Plan Yapımına Dair Esaslara İlişkin Yönetmelikte belirtilen kriterlerine göre, dini tesis alanının asgari 2500 m² yüzölçümüne sahip olması gerektiği, ayrıca Şehir Planlama Müdürlüğünce hazırlanan Tarihi Yarımada Kültür ve Tabiat Varlıkları Yeraltı ve Yerüstü Envanteri ile Mevcut ve Kayıp Eski Eser Envanterinde tescile öneri kayıp eser olarak yer aldığı, Alman Mimar ve Arkeolog Wolfgang Müller-Wiener’in İstanbul’un Tarihsel Topografyası adlı eserinde taşınmazın “…” olarak işaretlendiği hususunun harita ve fotoğraflarla da desteklendiğinin belirtildiği, öte yandan, 1875 tarihli Mühendis Mektebi çalışmalarını değerlendiren …’nin haritalarında ise böyle bir mescitin varlığının görülmediği. İstanbul Ansiklopedisinin 8.cildinde anılan mescidin Samatya semtinde bulunduğu ve sonradan ortadan kaldırıldığının belirtildiği, taşınmaz üzerinde yapılan georadar-jeofizik çalışmaları ile de yer altında yapı parçalarına rastlanmadığı, bu bilgilerden hareketle taşınmazda kayıp eski eser bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davalıların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Davalı tarafından, temyiz aşamasında ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmediği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ :
660 sayılı ilke kararında kayıp eserin özgün yerinin boş ve eserin kalıntısının bulunması kriteri ile birlikte kayıp eserin bilgi ve belgesinin (kontur gabari belirleyici fotoğraf, rölöve vb belge) bulunması kriterinin de bulunduğu, 2863 sayılı Kanun uyarınca koruma alanlarında bölgenin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore edilmeye ilişkin her türlü uygulamanın ilke kararları ve koruma kurulu kararları doğrultusunda yapılacağı kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın 30.12.2011 tarihli 1/5000 ölçekli Fatih Koruma Amaçlı Nazım İmar Planında konut alanında, 04.10.2012 tarihli 1/1000 ölçekli Fatih Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında park alanında kalmaktayken İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı, ile “…”nin ihyası kapsamında değerlendirmeye alınarak dini tesis alanı olarak belirlendiği, ancak ihya edilme ve imar planına işleme sürecinin mevzuat hükümlerine göre öncelikle Koruma Kurulu tarafından ihya edilecek korunması gerekli kültür varlığına ilişkin gerekli inceleme ve araştırmayı yaptıktan sonra ihyaya karar vermesi ve bu kararın imar planında işlenmesi suretiyle gerçekleştirilmesi gerekirken belediye tarafından koruma kurulu kararı tarafından herhangi bir inceleme yapılmadan ihyaya karar verilerek imar planına işlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkeme kararının açılanan gerekçelerle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki “Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır.” kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 10/02/2020 tarihli, E:2015/9080, K:2020/1223 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul İli, Fatih İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı belediye meclisi kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. Maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, “nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmektir.” hükmü; aynı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (a/8) bendinde “Koruma amaçlı imar plânı: bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır.” hükmü; “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları” başlıklı 6.maddesinde ise, “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır:
a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19 uncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar,
b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar,
c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları,
d) Milli tarihimizdeki önlemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tespit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kullanılmış evler. Ancak, Koruma Kurullarınca mimari, tarihi, estetik, arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sayılmazlar. ” hükmü yer almaktadır.
Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit Ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinin, 1. fıkrasının (f) bendinde, kentsel sit, “Mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada bulunmaları ve bir bütün olarak o yerleşmenin ait oldukları dönemin yaşam biçimini gelecek nesillere aktarmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan, kültürel ve tabii çevre elemanlarının (yapılar, bahçeler, bitki örtüleri, yerleşim dokuları, duvarlar, sokak ve meydanlar, v.b.) birlikte bulundukları alanlar” olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli yapılara yönelik yeniden inşa, restore veya yıkım dahil her türlü uygulamanın, kültür varlıklarını koruma bölge kurulu kararı ile yapılacağı ve sit alanlarına ilişkin 2863 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat ve ilke kararlarının uygulanacağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, Bakanlar Kurulunun 03.07.2007 tarihli, 2007/12375 sayılı kararı ile yenileme alanı ilan edilen alanda kalan dava konusu taşınmazın, 15.06.2009 tarihli 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planında kısmen “kentsel ve bölgesel yeşil ve spor alanları”, kısmen de “meskun alanlar” fonksiyonunda, 30.12.2011 tarihli 1/5000 ölçekli Fatih Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı Nazım İmar Planında “800 kişi/ha yoğunluklu konut yerleşme alanları” kısmen yol alanı fonksiyonunda, 04.10.2012 tarihli 1/1000 ölçekli Fatih Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında “parklar ve dinlenme alanları” kısmen yol alanı fonksiyonunda kaldığı, dava konusu taşınmaza ilişkin askı süresi içinde yapılan … tarihli, … sayılı itirazın İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla “… … ada … parselle ilgili itiraz kapsamında Bayram Çelebi Mescidi’nin yerinde ihyası için dini tesis alanına alınmasına..” kabul edildiği, itirazın kabulüne ilişkin anılan belediye meclisi kararı ile eklerinin İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna iletildiği, ancak söz konusu plan tadilatına ilişkin herhangi bir kurul kararının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına iletilmediği, bununla birlikte … tarihli, … sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararında dava konusu taşınmaza ilişkin olarak “… ‘müze’ denetiminde kazı yapılarak …’nin temel izlerinin aranmasından sonra konunun Kurulumuzda değerlendirilebileceğine…” karar verildiği, Fatih Belediyesi Meclis Üyesi …’nın … tarihli, … sayılı önergesine ilişkin Fatih ilçesi, … Mahallesi, … ada … parselde bulunan “…”nin de içerisinde yer aldığı Fatih İlçesinde bulunan 24 adet caminin 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planına işlenmesi yönünde alınan … tarihli, … sayılı yazının, … tarihli, … sayılı Fatih Belediye Meclisi Kararı ve 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı tadilatı teklifi plan paftaları tarafımıza iletilerek hakkında karar alınmak üzere Büyükşehir Belediye Meclisine iletilmesi üzerine “Fatih İlçesi, Tarihi Yarımada 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı tadilatı teklifi incelenmiş olup Tarihi Yarımada’da bulunan kayıp eski eserlerin ihya edilmesinin amaçlandığı ve ihya edilmesi önerilen eserlerin ilgili koruma kurulu tarafından yapılacak nihai değerlendirmeye göre planlara işleneceği görüldüğünden uygun görülmüştür.” denilerek … tarihli, … sayılı büyükşehir belediye meclisi kararı ile uygun bulunduğu, anılan kararın İstanbul II Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne iletilmesine rağmen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına iletilmiş herhangi bir kurul kararı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
İhya ve rekonstrüksiyonlar, sağlam verilere dayalı koruma mevzuatı ile evrensel koruma ilkeleri ve yüksek kurul ilke kararları doğrultusunda bilimsel verilere dayalı olarak onaylanan projelere göre yapılabileceğinden kayıp kültür varlıklarının koruma bölge kurulu kararı doğrultusunda ihya kararının gerçekleştirilebilmesi için taşınmaz üzerinde yer alan eski eserlere ilişkin ilgili kurum ve kuruluş arşivlerinden her türlü görsel ve yazılı bilgi ve belgenin toplanması, değerlendirilmesi ve söz konusu yapıya ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunamaması durumunda ihya kararının iptali; bilgi ve belgenin var olması halinde ise, ihyanın gerçekleştirilmesi için yeterli verinin bulunup bulunmadığına yönelik değerlendirmenin yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle uyuşmazlıkta kayıp eski eserin ihyasının öngörüldüğü parselin mevcut durumu, çevre parseller ve yapılarla kurduğu ilişki ile kayıp esere öngörülen kullanımın uygunluğu ve gerekliliğin de değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda kayıp eserlerin mevzuat hükümlerine göre öncelikle Koruma Kurulu tarafından ihya edilecek korunması gerekli kültür varlığına ilişkin gerekli inceleme ve araştırmayı yaptıktan sonra ihyaya karar vermesi ve bu kararın imar planında işlenmesi suretiyle sürecin gerçekleştirilmesi gerekirken belediye tarafından koruma kurulu kararı tarafından herhangi bir inceleme yapılmadan ihyaya karar verilerek imar planına işlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan İstanbul ili, Fatih ilçesinde pek çok kayıp eserin ihya edilmesi ve ihya edilmesi kabul edilen eserlerin imar planlarına işlenmesine yönelik alınan belediye meclisi kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda Danıştay Altıncı Dairesinin 17.11.2021 tarihli E:2021/13476 ve E:2019/13346 sayılı dosyalarında verilen kararlarında dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 17/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.