Danıştay Kararı 6. Daire 2021/2305 E. 2021/14195 K. 21.12.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/2305 E.  ,  2021/14195 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/2305
Karar No : 2021/14195

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın kabulüne ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında açık spor tesisi alanı ve sosyal tesis alanı olarak ayrılmasına rağmen kullanım amacı doğrultusunda kamulaştırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığından bahisle taşınmazın değerine karşılık 600.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; Danıştay Altıncı Dairesinin 21/11/2018 tarih ve E:2018/2035, K:2018/9519 sayılı bozma kararına uyularak; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden; gerek Anayasamızın 35. maddesi gerekse de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1 nolu Ek Protokolünün 1. maddesi dikkate alındığında, davanın kısmen kabulü ile dava konusu Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda davacı hissesine düşen kısım için 117.105,27 TL’nin dava tarihi olan 02/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi, davacının kalan 482.894,73 TL’lik istemi bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Taşınmazın kamu ortaklık payından oluşan bir parsel olduğu için davanın reddi gerektiği, taşınmazda yapılaşma hakkının bulunduğu, nazım imar planına uygun olarak uygulama imar planının yapıldığı, idarelerinin sorumlu olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Dava, Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında açık spor tesisi alanı ve sosyal tesis alanı olarak ayrılmasına rağmen kullanım amacı doğrultusunda kamulaştırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığından bahisle taşınmazın değerine karşılık 600.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda taşınmaz değerinin idari yargıdaki dava açılmasından sonraki dilekçe yenileme tarihine göre tespit edilip, yine idari yargıdaki dava açılmasından sonraki dilekçe yenileme tarihinden başlayacak yasal faiziyle davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmüştür.
Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazın 1986 onay tarihli ve halen yürürlükte olan uygulama imar planında sosyal tesis alanı ve spor tesisi alanında kalması nedeniyle mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığından bahisle taşınmazın değerine karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL’nin ödenmesi istemiyle ilk olarak adli yargıda açılan davada Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi üzerine yukarıda metnine yer verilen 2577 sayılı Kanunun 9. maddesinde öngörülen süre içinde bakılmakta olan dava açıldığından, bakılan davanın adli yargıda açılan davanın devamı niteliğinde olduğu açıktır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince adli yargıda açılan dava tarihindeki taşınmaz değerinin yine adli yargı dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davacılara ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, hukuki el atma nedeniyle açılan tam yargı davaları, adli yargıdaki fiili el atma nedeniyle açılan davalardan farklı olarak, 3194 ve 2942 sayılı Kanunlar kapsamında açılan davalar olduğundan, hükmedilecek faizin; dava açma tarihi itibariyle talep edilen miktar için, dava tarihinden geçerli olmak üzere, ıslah edilen kısım için ıslah tarihi itibariyle hesaplanması gerektiği açıktır.
Diğer taraftan, uyuşmazlığa konu taşınmazla aynı taşınmaza ilişkin açılan ve Dairemizin E:2020/7985 sayılı esasına kayıtlı dosyasında taşınmazın bedeline illişkin tespit edilen değer arasında belirgin bir fark olduğu görüldüğünden, İdare Mahkemesince yeniden karar verilirken gerekirse ek rapor almak suretiyle bu hususun da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlığa konu taşınmaz 1986 onay tarihli ve halen yürürlükte olan uygulama imar planında sosyal tesis alanı ve spor tesisi alanında kalmaktadır. Davacılar tarafından mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığından bahisle taşınmazın değerine karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL’nin ödenmesi istemiyle açılan davada … Asliye Hukuk Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı görevsizlik kararından itibaren yasal süre içinde bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 04.07.2019 tarihli 7181 sayılı Kanunun 7. maddesiyle değişik, “İmar planlarında umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerler” başlıklı 13. maddesinde; “Özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar;a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle 18 inci maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak,b) 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir.
Düzenleme ortaklık payına konu kullanımlardan yol, meydan, ibadet yerleri, park ve çocuk bahçeleri hariç olmak üzere yapı yapılabilecek diğer alanlarda; alanların kamuya geçişi sağlanıncaya kadar maliklerinin talebi hâlinde ilgili kamu kuruluşunun uygun görüşü alınarak plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilir.
İlgili mevzuat uyarınca hiçbir şekilde yapı yapılamayacak alanlarda muvakkat da olsa yapı yapılmasına izin verilmez. Mevcut yapılar kamulaştırılıncaya kadar korunabilir. Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir.
Parsel maliklerinin hisselerini idareye hibe etmeleri veya bedelsiz devretmeleri durumunda, idare devir işlemlerini bedel almaksızın gerçekleştirmekle yükümlüdür. Bu işlemler için parsel maliklerinden hiçbir vergi, resim, harç, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz.
Kamu kullanımına ait sosyal, kültürel ve teknik altyapı alanlarının, Hazine veya kamu mülkiyetindeki alanlarla trampa yapılması hâlinde, şahıs veya özel hukuk kişilerinden hiçbir vergi, resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.
” düzenlemesi yer almaktadır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinde, 15’inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulunca, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın; a) Cins ve nevini, b) Yüzölçümünü, c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsarlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini, d) Varsa vergi beyanını, e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini, f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini, g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini, h) Yapılarda, resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını, ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri, esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerininin tespit edileceği belirtilmektedir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin “Mekansal kullanım tanımları ve esasları ” başlıklı 5. maddesinde; “Sosyal altyapı alanları: Birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreaktif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isimdir.” “Sosyal tesis alanı: Sosyal yaşamın niteliğini ve düzeyini artırmak amacı ile toplumun faydalanacağı kreş, kurs, yurt, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, yaşlı ve engelli bakımevi, rehabilitasyon merkezi, toplum merkezi, şefkat evleri gibi fonksiyonlarda hizmet vermek üzere ayrılan kamu veya özel mülkiyetteki alanlardır.” denmekte olup, plan hükümlerine göre bu alanlarda özel mülkiyete konu birçok tesisin yapılabileceği anlaşılmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık, imar planında “sosyal tesis alanı ve açık spor tesisi alanı” olarak ayrılan taşınmazın uzun müddet kamulaştırılmadığından bahisle kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebinden kaynaklanmaktadır. Böyle bir durumda, dava konusu olayın içeriğine göre kamulaştırmasız el atmanın şartlarının oluşup oluşmadığının ve dava konusu taşınmazın statüsü de ortaya konulmak suretiyle taşınmazın kamulaştırması zorunlu bir taşınmaz olup olmadığının ortaya konulması suretiyle tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlığa konu taşınmazın kapsamında bulunduğu uygulama imar planı notları incelendiğinde; açık spor tesislerinde, açık ve kapalı otoparkları ile seyirci ve sporcuların ihtiyaçlarına yönelik büfe, lokanta, pastane, çayhane ve spor faaliyetlerine ilişkin ticari ünitelerin yer alabileceği, sosyal tesis alanlarında da kamuya veya özel şahıslara ait tesislerin yapılabileceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; imar planında “sosyal tesis alanı ve açık spor tesisi alanı” olarak belirlenen dava konusu taşınmazın malikleri tarafından başvurulması halinde özel mülkiyete tabi yapı yapılması imkanı bulunduğundan anılan taşınmazın imar planındaki kullanım kararına göre tazminatı gerektirir mağduriyetin ve mülkiyet hakkının süresi belirsiz bir zaman diliminde kısıtlanması durumunun gerçekleşmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davaya konu tazminat istemini haklı kılacak koşullar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyiz edilen kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 21/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.