Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/1467 E. , 2021/5749 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/1467
Karar No : 2021/5749
TTEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Alüminyum Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tanzimli, … sayılı dahilde işleme izin belgeleri kapsamında işlem gören muhtelif tarih ve sayılı 143 adet beyanname ile geçici olarak ithal edilen eşyaya ilişkin olarak dahilde işleme rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle gümrük ve katma değer vergileri ile kaynak kullanımını destekleme fonu payının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 37. maddesi uyarınca tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, olayda, dahilde işleme izin belgelerinde asıl işlem görmüş ürünlere ilişkin verimlilik oranının % 100 olarak kabul edilerek ihracat taahhütlerinin bu oran üzerinden gerçekleştirildiği, 8 adet dahilde işleme izin belgesi kapsamında yapılan hammadde ithalatından ortaya çıkan % 4,56 oranında ikincil işlem görmüş ürünün ihraç edilmeyerek yurt içinde satıldığı, her bir belgede açık kalan yaklaşık % 4,56’lık ihracat taahhüdünün bir sonraki belge kapsamında ithal edilen hammaddeden karşılanarak kapatıldığının tespit edilmesine karşın, yurt içinde satılan ikincil işlem görmüş ürünlerin miktarı ve satış bedeli konusunda somut bir tespit bulunmadığı, davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı sonradan kontrol raporunda gerçek fire oranlarının tam olarak tespit edilemediği, yurt içi alım-satım ve ithalat tutarları bazında inceleme ve araştırma yapılmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, yapılan ithalatlara ilişkin teminatların iade edildiği, ortada teminatlı bir alacak bulunmaması nedeniyle dava konusu ithalat vergileri hakkında öncelikle tahakkuk işlemi tesis edilerek 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesine göre itiraz yolu işletildikten sonra 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 37. maddesi uyarınca tahsil yoluna gidilmesi gerekirken bu usule uyulmadan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2….Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 108. maddesinde, serbest dolaşımda olmayan eşyanın, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmasından sonra Türkiye Gümrük Bölgesinden yeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın ve vergileri teminata bağlanmak suretiyle, dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edilebileceği; eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihracı halinde, teminatın iade olunacağı; eşyanın bu şekilde dahilde işleme rejiminden yararlanmasına, şartlı muafiyet sistemi denildiği belirtilmiş; 238. maddesinde de, dahilde işleme rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde, uygulanacak müeyyide düzenlenmiştir.
Bu hükümlere göre, serbest dolaşımda olmayan eşyanın, dahilde işleme rejimi çerçevesinde, Türkiye’de işlenerek veya başka eşyanın üretiminde kullanılarak Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilmek kaydıyla, geçici olarak ithal edilmesi halinde, ithal edilen eşyaya ait vergilerin, kural olarak, giriş sırasında tahakkuk ettirilmesi; ancak, tahsil edilmeyerek, geçici olarak ithal edilen eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihraç edilmesi halinde iade edilmek üzere 6183 sayılı Kanunda öngörülen teminat türlerine göre teminata bağlanması gerekmektedir. Eşyanın geçici olarak ithal edilmiş olmasına karşın, yapılan bu tahakkuk, geçici değil kat’i tahakkuk işlemi niteliğindedir.
Bu itibarla; dahilde işleme rejimi şartlarının ihlal edildiğinin tespiti halinde, tahsilinden vazgeçilen vergilerin yeniden tahakkuk ettirilmesine gerek olmadığından, amme alacağının takip ve tahsili amacıyla tesis edilmesi gereken ilk işlem, vade belirlenmesine ilişkin işlem olmalıdır. Vadenin hangi tarih olacağı da, 6183 sayılı Kanunun 37. maddesinde, bir aylık ödeme müddetinin son günü olarak belirlenmiştir. Bu işlemin tebliğine karşın vadesinde ödeme yapılmaması durumunda da, alacağın teminatlı olup olmadığına bağlı olarak anılan Kanunun 55 veya 56. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, davacı tarafından dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen eşya nedeniyle, rejim hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, ithalat sırasında tahakkuk ettirilen vergiler nedeniyle 6183 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemi iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.