Danıştay Kararı 7. Daire 2018/762 E. 2021/5566 K. 13.12.2021 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2018/762 E.  ,  2021/5566 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/762
Karar No : 2021/5566

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Asıl borçlu … İletişim Elektronik Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait 2010, 2014 ve 2015 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, asıl borçlu şirketten kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına dava konusu ödeme emri düzenlenmiş ise de, Mahkemelerince verilen ara kararları üzerine davalı idarece gönderilen cevap yazısı ve eklerinin incelenmesinden, kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin dosyaya ibraz edilmediğinin görüldüğü, bu durumda, vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmek suretiyle borçlu şirketin takibinin usulüne uygun olarak tamamlandığının davalı idarece ortaya konulamadığı anlaşılmış olup, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın dava konusu ödeme emrinin 2010 yılının muhtelif dönemlerine isabet eden kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın anılan kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, dava konusu ödeme emrinin diğer dönemlere isabet eden kısımları yönünden ise; asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinde yer alan kamu alacaklarının, dava konusu ödeme emrinin 2010 yılına ait dönemler dışındaki kısmı ile örtüştüğü, bahsi geçen bu ödeme emirlerinin şirketin bilinen adresinde tebliğ edilememesi üzerine, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinde öngörülen şekliyle komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icrası ve keyfiyetin taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza edilerek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tutanak haline getirilmesi usulüne uyulmadığı, … ve … sayılı ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin alındıların üzerinde ”tanınmıyor” ibaresine; 256 sayılı ödeme emrinin tebliğine dair alındıda ise ”adresten ayrıldığı” ifadesine yer verildiği, bu haliyle ödeme emirlerinin 213 sayılı Kanun’un 93 ilâ 102 maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinin anılan kısımlarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun olarak yapılan araştırma ile herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığından, kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usûl ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.