Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/3500 E. , 2021/5412 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3500
Karar No : 2021/5412
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Tütün Mamülleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2019 yılının Şubat döneminde tescilli muhtelif tarih ve sayılı ihtirazi kayıtla verilen tamamlayıcı beyannamelere istinaden karara bağlanan gümrük ve katma değer vergisi ek tahakkukuna vaki 02/05/2019 tarihli itiraza süresinde cevap verilmediğinden bahisle oluştuğu ileri sürülen zımni ret işlemi ile sözü edilen itirazın davalı idarece süresi içinde cevap verilmek suretiyle açıkça reddine dair 21/05/2019 tarihli işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, davalı idarece 24/05/2019 tarihinde elektronik ortamda usulüne uygun olarak gönderilen dava konusu 21/05/2019 tarihli açık ret işleminin tebligatının 29/05/2019 tarihinde gerçekleştiği, bu ret işlemine karşı davanın tebliğ tarihinden itibaren, otuz günlü dava açma süresi içinde, en geç 28/06/2019 tarihinde açılması gerektiği halde, dava açma süresi bittikten sonra 01/07/2019 tarihinde açılmış olup, davanın bu kısmında süre aşımı bulunduğundan esasının incelenemeyeceği, öte yandan zımnen ret işleminin de iptali talep edilmişse de; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi uyarınca, yükümlülerin kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilecekleri ve idareye intikal eden itirazların da otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliği yasal zorunluluk olduğundan, bu sürenin cevapsız geçirilmesi halinde idari başvuruların zımnen reddedildiğinin kabul edileceği, olayda 02/05/2019 tarihli itirazın yasal düzenlemede belirtilen süre geçmeden 21/05/2019 tarihli açık ret işlemi ile sonuçlandırılması nedeniyle zımni ret işleminin oluşmadığı görüldüğünden, hukuk aleminde doğmamasına karşı dava konusu edilen zımni ret işleminin esasının incelenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın; itirazın davalı idarece süresi içinde cevap verilmek suretiyle açıkça reddine dair 21/05/2019 tarihli işlemi yönünden süre aşımı nedeniyle; kalan kısmı yönünden incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İhtirazi kayıtla verilen tamamlayıcı beyannamelerin süresinde verildiği, bu nedenle davanın esastan inceleme olanağının bulunmadığı yolunda verilen kararın hukuka aykırı olduğu, dava açılırken ileri sürülen iddiaların kararda karşılanmadığı, sigara markaları için royalti ve lisans ücretlerinin ayrıca ödendiği, üretilen sigaraların hammaddesi olan tütünün salt marka sahibi firmalardan temin edilmediği, yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli firmalardan tütün tedarik sözleşmeleri kapsamında tütün temin edildiği, aynı konuyla ilgili olarak yargı organlarınca iptal kararlarının verildiği, buna rağmen davalı idarece sigara markaları için ödenen royalti ve lisans ücretlerinin ithal eşyası ile ilgili ve ithal eşyasının satış koşulu olduğundan bahisle dava konusu ek tahakkukun karara bağlandığı, ek mali külfetler ile idari yaptırımlara maruz kalmamak için tamamlayıcı beyannamelerin ihtirazi kayıtla ve süresinde verildiği, royalti ücretinin ithal eşyasının gümrük kıymetine ilave edilmesi için yasal mevzuatta aranan şartların gerçekleşmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) yürürlüğe girdikten sonra, 29/05/2019 tarihinde davacı şirkete kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi aracılığı ile tebliğ edilen dava konusu işleme karşı, 01/07/2019 tarihinde açılan davanın açık ret işlemine isabet eden kısmında süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle açık ret işlemi yönünden davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiş ise de; 06/12/2018 tarih ve 30617 sayılı resmi Gazete’de yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği ve bu tarihten sonra Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) ile tebligat işlemlerinin yapılması gerektiğinin anlaşılması karşısında, 29/05/2019 tarihinde kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi aracılığıyla gerçekleştirilen tebligat usulsüz olup, bu tarih itibarıyla dava açma süresinin başladığından bahsedilemeyeceğinden, davanın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle dava konusu açık ret işlemi yönünden davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf isteminin reddi yolundaki kararın işin esası incelenmek üzere bozulması gerektiği gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’na 11/01/2011 tarihli ve 6099 sayılı Kanun’un eklenen ve 19/01/2013 tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenen “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi ile elektronik tebligat uygulamasına başlanılmış; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunlu hale getirilmiştir. Elektronik ortamda yapılacak tebligatlara ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amacıyla 19/01/2013 tarih ve 28533 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliği ile tebligatların elektronik yolla tebligata elverişli “kayıtlı elektronik posta adresi” edinmeleri zorunlu kılınmıştır.
7201 sayılı Kanun’un 7/a maddesi 28/02/2018 tarih ve 7108 sayılı Kanun ile değiştirilerek tebligatın elektronik yolla yapılması zorunluluğu genişletilerek 01/01/2019 tarihinden itibaren Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişilerine yapılacak tebligatta bu kapsama alınmıştır.
06/12/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin 31. maddesi ile 19/01/2013 tarihli ve 28533 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin yürürlükten kaldırıldığı düzenlenmiştir. Bu suretle kayıtlı elektronik posta (KEP) sisteminden, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemine (UETS) geçiş yapılmıştır.
06/12/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, “UETS”; Tebligat Kanunun ve bu Yönetmelik uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemlerini yürütmek amacıyla PTT tarafından kurulan, işletilen ve güvenliği sağlanan sistemi olarak tanımlanmış, 9. maddesinin 6. fıkrasında, elektronik tebligatın muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı; 14. maddesinde, delil kayıtlarının, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılacağı; “Yürürlükte “başlıklı 32. maddesinde ise bu Yönetmeliğin 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) yürürlüğe girdikten sonra, 29/05/2019 tarihinde davacı şirkete kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi aracılığı ile tebliğ edilen dava konusu işleme karşı, 01/07/2019 tarihinde açılan davanın açık ret işlemine isabet eden kısmında süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle açık ret işlemi yönünden davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiş ise de; 06/12/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği ve bu tarihten sonra Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) ile tebligat işlemlerinin yapılması gerektiğinin anlaşılması karşısında, 29/05/2019 tarihinde kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi aracılığıyla gerçekleştirilen tebligat usulsüz olup, bu tarih itibarıyla dava açma süresinin başladığından bahsedilemeyeceğinden, davanın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle dava konusu açık ret işlemi yönünden davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf isteminin reddi yolundaki kararın işin esası incelenmek üzere bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.