Danıştay Kararı 7. Daire 2020/3660 E. 2021/5024 K. 18.11.2021 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2020/3660 E.  ,  2021/5024 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3660
Karar No : 2021/5024

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrol Ürünleri Boya Kimya Otomoti Nakliye
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Madeni yağ imalatı ve satışı işi ile uğraşan davacı adına, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2012 yılının Ocak ilâ Nisan aylarının muhtelif dönemleri için re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, ara kararları ile taraflardan, uyuşmazlık konusu dönemde imal edilen ürünlerin üretim formülleri ve üretim reçeteleri istenilmiş olmasına rağmen ibraz edilmediği, davacı tarafından söz konusu üretim raporlarının şirketin yeminli mali müşaviri olan …’dan ve davalı idareden istenilmesinin talep edildiği, davalı idarece sunulan üretim tasdik raporlarının uyuşmazlıkla ilgili olmadığı, taraflarca uyuşmazlığı çözüme kavuşturabilecek mahiyette başka bir bilgi, belgenin de dava dosyasına sunulmadığı, üretilen mamulün numunesinin temin edilmesi fiilen imkansız olduğundan, mamül üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda, üretimi gerçekleştirilen ürünün 34.03 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer aldığı hususunda ispat külfeti üzerine düşen ve üretim formülasyonunu izah etmekle yükümlü olan davacının iddialarını ispatlayamadığı; öte yandan, 11/03/2020 tarihli ara kararı üzerine davalı idarece sunulan belgelerden, 2009 yılının muhtelif dönemine ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesi hükmünün ihlali nedeniyle kesilen ve 06/10/2010 tarihinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alındığı anlaşıldığından tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için öngörülen şartların olayda gerçekleştiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yeminli mali müşavirden üretim reçeteleri ile üretim tasdik raporlarının istenilmediği, üretimi gerçekleştirilen ürünün 34.03 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer aldığı, inceleme elemanınca eksik inceleme yapıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın tarh edilen vergiler ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarına ilişkin hüküm fıkrasının onanması, tekerrüre ilişkin kısmının, “lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği” yolundaki Ceza Hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun’un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun’la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen (tekerrüre esas alınan) cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenlemenin göz önünde bulundurulması suretiyle yeniden verilecek kararda değerlendirilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 339. maddesinin, 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 38. maddesiyle değişik halinde, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı, birinci fıkrada yer alan beş ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme tarihinin dikkate alınacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış temyize konu kararın re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarına isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Kararın, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
Ceza Hukukunun “lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği” yolundaki temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun’un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun’la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen (tekerrüre esas alınan) cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenlemenin göz önünde bulundurulması gerektiğinden temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine kısmen de kabulüne,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının davaya konu tarh ve ceza kesme işlemlerinin vergi aslı ile bir katına isabet eden vergi ziyaı cezaları yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL’den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Mahkemece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
6. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,
7. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.