Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7063 E. , 2021/6045 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7063
Karar No : 2021/6045
DAVACILAR : 1- …
2- …
3- …
DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
Bursa Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapmakta olan davacılar tarafından, 24/10/2010 tarihli Avukatlık Kimlik Kartı ve Barkot Üretim ve Uygulama Yönergesinin 17., 18., 20., 21., 22, 24., 27., ve 33. maddesinin iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI :
Yeni kimlikler için geçerlilik süresi öngörülmesinin ve kimliklerden maliyet bedeli alınmasının adalete erişimi ücretli hale getireceği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 9. maddesine aykırılık oluşturduğu, davalının amacının gelir elde etmek olduğu iddia edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
1136 sayılı Avukatlık Kanunun 9. maddesinin 4. fıkrası ile Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 13. maddesinde; avukatlık kimliklerinin Türkiye Barolar Birliği tarafından tek tip olarak bastırılıp düzenlenleceğinin hüküm altına alındığı, Birliğe verilmiş avukatlık kimliği bastırma ve düzenleme yetkisinin; kimliklerin geçerlilik ve yürürlük süresini belirleme ve mevcut olan avukatlık kimliklerini geçersiz sayma, avukatlık kimliğinin üretilmesinin bir maliyeti olmakla satış yetkilerini de içerdiğinin kuşkusuz olduğu, yapılan düzenleme ile avukatlık sayısı ile ilgili sağlıklı bir veri tabanı oluşturmak ve mükerrer kayıtları düzeltmenin ve yargı hizmetlerinin hızlandırılması ve kalitesinin artırılmasının amaçlandığı, kimliklerin günümüz teknolojisine uyarlanarak hem mesleki, hem de sosyal yaşama katkı sağlayabilecek birçok özellik eklenmek suretiyle kullanıma sunulmasında yetki, sebep, konu, amaç ve kamu yararı bakımından herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesine göre Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine ısrar olanağı tanınmadığından ve Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları’nın kararlarına uyulması mecburi olduğundan Dairemiz kararının bozulan kısmı yönünden Kurul kararında belirtilen gerekçeyle Yönerge düzenlemelerinin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 24/10/2010 tarihli Avukatlık Kimlik Kartı ve Barkot Üretim ve Uygulama Yönergesinin 17, 18, 20, 21, 22, 24, 27, ve 33. maddelerinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/06/2017 gün ve E:2016/9481, K:2017/5753 sayılı kararıyla verilen düzenlemenin kısmen iptali, kısmen karar verilmesine yer olmadığı ve kısmen de davanın reddine dair ilamı, İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2019 gün ve E:2018/31, K:2019/3007 sayılı kararıyla davanın reddi ve karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden bozulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine göre Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması mecburi olduğundan anılan Kurul kararında belirtilen gerekçeyle bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi gerekmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun 23-24/10/2010 tarihli kararıyla, Avukatlık Kimlik Kartı ve Barokart Üretim ve Uygulama Yönergesi kabul edilmiştir.
Davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazısıyla, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca Türkiye Barolar Birliği tarafından verilen avukat kimlik belgesinin yenilenmesine ve yeni avukat kimlik belgesinin bu yazı ekinde bulunan dava konusu Yönerge maddeleri uyarınca üretilmesine karar verildiği belirtilerek, bu yazı internet, fax ve posta yoluyla tüm barolara bildirilmiştir.
Mevcut avukat kimlik kartlarının geçerlik süresinin 30/06/2011 tarihinde dolacağı ve yeni kimlik kartı için ilgili web sitesine veya bağlı bulunan baroya başvurulması gerektiği hususu 07/06/2011 tarihinde davacılara kısa mesaj yoluyla duyurulmuştur.
Davacılar tarafından; Yönerge’nin yeni kimlikler için ücret alınması ve beş yıllık geçerlik süresi öngören düzenlemelerinin kaldırılması istemiyle 24/06/2011 tarihinde davalı idareye başvurulmuş, söz konusu başvurunun reddine ilişkin 12/07/2011 tarihli işlem davacılara 18/07/2011 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, söz konusu Yönergenin 17., 18., 20., 21., 22., 24., 27. ve 33. maddesinin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 21/06/2017 tarih ve E:2016/9481, K:2017/5753 sayılı kararıyla dava konusu Yönergenin 17. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan “Baro, bu ücret üzerine kendi yönetim kurulu tarafından verilen kararla ek hizmet ücreti ekleyerek satış yapabilir.” düzenlemesinin iptaline, 18. maddesinin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 17. maddesinin birinci cümlesi ile 20., 21., 22., 24., 27. ve 33. maddeleri yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 13/06/2019 tarih ve E:2018/31, K:2019/3007 sayılı kararı ile, Daire kararının davanın reddine ve karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının bozulmasına, Daire kararının iptale ilişkin kısmının gerekçeli olarak onanmasına karar verilmiş, kararın düzeltilmesi istemi ise, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 25/06/2020 tarih ve E:2019/3424, K:2020/1183 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT :
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık ruhsatnamesi ve yemin” başlıklı 9. maddesinde, “Avukatlık meslekine kabul edilen adaya, ilgili baro tarafından bir ruhsatname verilir.
Avukatlığa kabul, ruhsatnamenin verildiği andan itibaren hüküm ifade eder.
Aday böylece avukatlığa kabul edildikten sonra (Avukat) unvanını kullanmak hakkını kazanır. Durum Türkiye Barolar Birliğine bildirilir.
Ruhsatnameler ve avukat kimlikleri Türkiye Barolar Birliği tarafından tek tip olarak bastırılır ve düzenlenir. 8 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen şekilde Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca uygun bulma kararı verildiğinde ruhsatnameler, Birlik Başkanı ve ilgili Baro Başkanı tarafından imzalanır. Avukat kimlikleri, tüm resmî ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilecek resmî kimlik hükmündedir.
Mesleğe kabul edilen avukata ruhsatname verilirken, baro yönetim kurulu önünde aşağıdaki şekilde andiçtirilir:
Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağıma namusum ve vicdanım üzerine andiçerim.
Avukatın andiçtirildiği, andın metnini de kapsıyan bir tutanağa bağlanır ve ilgilinin dosyasında saklanır. Tutanak baro yönetim kurulu üyeleri ile birlikte andiçen avukat tarafından imzalanır.” hükmü yer almıştır.
1136 sayılı Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte bulunan, “Yönetmelik” başlıklı 182. maddesinde ise, “Bu Kanunda düzenlenmesi yönetmeliğe bırakılan hususlar ile Kanunun uygulanabilmesi için yönetmelikte yer alması gereken diğer konuları kapsayan yönetmelikler Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. Yönetmelikler Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde karar verilmediği veya onaylandığı takdirde kesinleşerek yürürlüğe girer. Ancak, Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı yönetmelikleri bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu yönetmelikler, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış sayılarak yürürlüğe girer, aksi halde onaylanmamış sayılır ve sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri burada da kıyasen uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 182. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 19/06/2002 tarih ve 24790 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin “Avukatlık Ruhsatnamesi, Ant ve Avukat Kimliği” başlıklı 13. maddesinde, “Avukatlık ruhsatnamesi ve avukat kimliği, Türkiye Barolar Birliği tarafından tek tip olarak bastırılır ve düzenlenir.
Türkiye Barolar Birliği, mesleğe kabul edilen adayın dosyasındaki bilgilere göre ruhsatnameyi düzenleyerek, soğuk damga ile fotoğrafını mühürler ve ruhsatname defterine kaydeder. Türkiye Barolar Birliği Başkanınca imzalanan ruhsatname, baro başkanı tarafından imzalanmak üzere barosuna gönderilir ve imza tamamlandıktan sonra ilgilisine verilir. Mesleğe kabul edilen adayın avukat kimliği de, ruhsatname ile birlikte ilgilisine verilmek üzere Türkiye Barolar Birliği tarafından düzenlenerek barosuna gönderilir.
Adayın Avukatlık Kanununun 9 uncu maddesi uyarınca “hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağıma namusum ve vicdanım üzerine ant içerim” şeklinde ant içtiği ve ruhsatnamesinin verildiğine ilişkin bir tutanak düzenlenerek bu tutanak, baro yönetim kurulu üyeleri ve ant içen avukat tarafından imzalanır.
Ant içmeyen adaya ruhsatnamesi verilmez.
Aday, ruhsatnamesini aldıktan sonra, Avukat unvanını kazanır.
Durum ve ruhsatnamenin alındığına ilişkin belge, Türkiye Barolar Birliğine gönderilir. Türkiye Barolar Birliği arşiv kartı bu yazıya eklenir.
Türkiye Barolar Birliği tarafından tek tip olarak bastırılan ve barolardan gelen bilgilere göre düzenlenen kimlikler ilgilisine verilmek üzere barosuna gönderilir.
Avukat kimliği resmi belge niteliğindedir.” hükmü yer almıştır.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun 23-24/10/2010 tarihli kararıyla kabul edilen, dava konusu Avukatlık Kimlik Kartı ve Barokart Üretim ve Uygulama Yönergesinin 1. maddesinde, “Bu yönerge, Türkiye Barolar Birliği tarafından düzenlenecek olan Avukat Kimlik Belgesi ve BaroKart sistemine dahil akıllı kartların üretim, tahsis ve kullanım esaslarını belirlemek amacı ile hazırlanmıştır.” hükmüne, 2. maddesinde, “Bu yönerge, Avukat Kimlik Belgesi, Stajyer Avukat Kimlik belgeleri ile meslek mensuplarının çalışanları, Baro personeli, Barolar tarafından uygun görülen kişilere ve meslek mensuplarının bakmakla yükümlü oldukları kişilere verilecek BaroKart sistemine dahil akıllı kartlar ve kimliklerin üretim, tahsis ve kullanım esaslarını düzenler.” hükmüne, 3. maddesinde ise, “1136 Sayılı Avukatlık Kanunu 9. maddesi ile Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 13. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Amacı, kapsamı ve dayanağına yukarıda yer verilen dava konusu Yönergenin hukuka uygun olup olmadığının, idarenin düzenleme yetkisi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlığın çözümü için, genel olarak, idarenin düzenleme yetkisinin kapsamı ve bu bağlamda idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisi üzerinde durulmalıdır. Anayasa’nın 124. maddesinde “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.
Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazete’de yayımlanacağı kanunda belirtilir.” hükmü, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin Anayasal dayanağını oluşturmaktadır.
İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa’ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini yasalar çerçevesinde ve yasalara uygun olarak kullanması gereklidir. Yasanın öngördüğü düzenleme yetkisinin yine yasada belirtildiği gibi kullanılması, yasa hükmü bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık ruhsatnamesi ve yemin” başlıklı 9. maddesinde, avukat kimliklerinin Türkiye Barolar Birliği tarafından tek tip olarak bastırılacağı ve düzenleneceği, avukat kimliklerinin, tüm resmî ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilecek resmî kimlik hükmünde olduğu belirtilmiş, 182. maddesinde ise, bu Kanunda düzenlenmesi yönetmeliğe bırakılan hususlar ile Kanunun uygulanabilmesi için yönetmelikte yer alması gereken diğer konuları kapsayan yönetmeliklerin yürürlüğe konulması konusunda özel bir yöntem getirilmiştir.
Değinilen Kanun hükümlerinin birlikte incelenip değerlendirilmesinden; davalı idarenin avukat kimliklerine ilişkin hususları, çıkaracağı yönetmelikle düzenlemesi gerekmektedir.
Nitekim, 1136 sayılı Kanun’un 182. maddesine dayanılarak hazırlanan, “Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği” 19/06/2002 tarih ve 24790 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu durumda; amacı, kapsamı ve düzenleme alanı göz önünde bulundurulduğunda davalı idarenin bu konudaki düzenleme yetkisini yönetmelik çıkarmak veya mevcut yönetmelikte değişiklik yapmak suretiyle kullanması gerekirken, yönerge şeklinde düzenleme yapmasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Yönergenin 17. maddesinin birinci cümlesi ile 18., 20., 21., 22., 24., 27. ve 33. maddelerinin oybirliği ile İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, idare tarafından temyiz ve karar düzeltme aşamalarında yapılan yargılama giderlerinin idare üzerinde bırakılmasına,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.