Danıştay Kararı 8. Daire 2021/7631 E. 2021/7162 K. 29.12.2021 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/7631 E.  ,  2021/7162 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7631
Karar No : 2021/7162

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sigorta A.Ş.
(… Sigorta A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: davacı şirket tarafından, davacının sigortalısı olan ve İstanbul İli, Şişli İlçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:… , D:… adresinde bulunan işyerinin 03/12/2012 tarihinde meydana gelen su baskınında zarar görmesi nedeniyle sigortalıya ödenen 104.408,06 TL’nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; tazmini istenen 104.408,06TL zararın %10 eskime payı düşüldüğünde 101.849,56 TL’sinin İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresine başvurduğu 28.01.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Şişli Belediye Başkanlığı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle tazminat talebinin; 101.849,56 TL’lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısımlarının ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… , kararıyla; istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararında kanunda sayılan kaldırma nedenleri bulunmadığı ve dilekçede ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararıyla; 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde belirlenen temyize tabi uyuşmazlık miktarı ilk düzenlemede 100.000,00.-TL olmakla birlikte bu miktara her yıla ait yeniden değerleme oranının tatbiki suretiyle 2021 yılı için temyiz sınırı 192.000,00.-TL olduğundan ve dava değerinin olan 104.408,06-TL’nın temyiz sınırının altında kalması sebebiyle kararı veren mercii olarak temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının öncelikle adli yargıda tazminat talebinde bulunduğu, adli yargıda verilen görevsizlik kararı üzerine işbu davanın açıldığı, adli yargıda dava açılma tarihi olan 2013 yılındaki dava değerinin temyiz sınırının çok üzerinde olduğu, bu nedenle dosyanın esasına geçilerek Bölge İdare Mahkemesinin kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma alınmamıştır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Artan posta gideri ile kullanılmayan … -TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı idareye iadesine,
4. Kesin olarak, 29/12/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X) – Dava; davacı şirket tarafından, davacının sigortalısı olan ve İstanbul İli, Şişli İlçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:… , D:…adresinde bulunan işyerinin 03/12/2012 tarihinde meydana gelen su baskınında zarar görmesi nedeniyle sigortalıya ödenen 104.408,06 TL’nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
2577 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. Aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idarî işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemesinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar, temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmıştır.
2577 Kanun’un ek 1. maddesinde, bu Kanun’da öngörülen parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı’nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi değeri parayla ölçülen davaların temyiz sınırı Dairemiz tarafından Bölge İdare Mahkemesinin karar tarihine göre belirlenmekte iken, kanaatimce davacının davasını açtığı tarihe göre temyiz sınırının tespit edilmesi gerekmekte olup, aksi durumun hukuki belirlilik, hukuki öngörülebilirlik ve hak arama hürriyeti ilkelerine aykırı olacağı açıktır.
Olayda, davacının davasını ilk olarak adli yargıda açtığı, burada verilen görevsizlik kararı üzerine idari yargıda söz konusu davanın açıldığı dikkate alındığında, davacının adli yargıdaki dava açma tarihi olan 2013 yılı itibariyle dava konusu tazminat tutarı yönünden temyiz sınırını aştığı görüldüğünden, temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.