Danıştay Kararı 9. Daire 2018/4361 E. 2021/6054 K. 02.12.2021 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2018/4361 E.  ,  2021/6054 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas No : 2018/4361

Karar No : 2021/6054

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı

(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, … ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … -… sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, … hakkında vergi tekniği raporu düzenlenirken, davacının yapılan davet üzerine sözlü sorulara cevap verdiği, 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca hakkındaki isnatlar bildirilerek sorumluluk raporuna esas teşkil etmek üzere süresi içinde davacının savunmasının alınmadığı, hangi suç ile isnad edildiğini öğrenme ve bu duruma göre savunma yapma hakkı verilmeyen davacı hakkında usulüne uygun alınmayan beyanlarına dayanılarak düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Görüş ve Öneri Raporu ekinde yer alan ifade tutanağından anlaşılacağı üzerine davacının ifadesinin alındığı, bu ifadenin 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu hükümlerine uygun bir savunma olduğu, sorumluluk raporunda davacının mesleğini yaparken gerekli özeni, titizliği, itinayı göstermediği, sorumluluklarını yerine getirmediği tespitlerine yer verildiği, ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY:

Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, … ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …-…sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 227. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; Maliye Bakanlığının; vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu, ikinci fıkrasında; birinci fıkra hükümlerine göre beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı düzenlenmiştir.

3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun “Tasdik ve tasdikten doğan sorumluluk” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında, tasdik konuları; gerçek ve tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin mali tablolarının ve beyannamelerinin mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ile muhasebe standartlarına uygunluğu ve hesapların denetim standartlarına göre incelenmesi olarak belirlenmiş, 2. fıkrasında ise; tasdik edilecek belgeler, tasdik konuları ile tasdike ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenmesi, 4. fıkrasında; yeminli mali müşavirlerin yaptıkları tasdikin doğruluğundan sorumlu oldukları, yaptıkları tastikin doğru olmaması halinde, tasdikin kapsamıyla sınırlı olmak üzere, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, yemin mali müşavirlerin yaptıkları tasdikin kapsamını, düzenleyecekleri raporda açıkça belirtecekleri kurala bağlandıktan sonra, 5. fıkrasında, yeminli mali müşavirlerin tasdikten doğan mali sorumlulukları ile disiplin sorumluluklarının ayrı ayrı müstakil bir rapor ile tespit edileceği, bu kapsamda yeminli mali müşavir hakkında sorumluluk raporu yazılabilmesi için yeminli mali müşavirin yazılı savunmasının isteneceği, savunma isteme yazısının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde savunma yapılmaması durumunda ilgili yeminli mali müşavirin savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı, bu Kanun hükümlerine göre meslek icra edenlerin vergi kanunları ve diğer kanunlardaki sorumluluklarının saklı olduğu öngörülmüştür.

3568 sayılı Yasanın 12. maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan ve 21/01/1990 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20. maddesinde de; tasdik raporu düzenleyen yeminli mali müşavirlerin tasdik kapsamları ile sınırlı olmak üzere tasdikin doğruluğundan sorumlu oldukları belirtilmiştir.

Anayasanın 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmış; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinin 3. fıkrasında ise, yöneltilen suçlamanın niteliği ve sebebinden ayrıntılı olarak haberdar edilmek ve savunmanın hazırlanması için gerekli zaman ve kolaylığa sahip olmanın bir suç ile itham olunan herkesin asgari hakkı olduğu belirtilmiştir. Buna göre, savunma hakkının gereği gibi kullanılabilmesi için, dayanılan belge ve kanıtın değerlendirilmesi olanağının diğer tarafa tanınmış olması, kişilerin, ne suretle ve hangi hukuksal nedenle takibata uğradıklarını bilmelerine, böylelikle savunma haklarını gereği gibi kullanabilmelerine olanak tanınması gerekmektedir.

Bu doğrultuda, iptali istenilen işlemde açıklanan şekilde bir ihlalin varlığı halinde, konunun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “hatalı tebliğler” başlıklı 108. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan maddede ise, tebliğ olunan vesikaların, esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmeyecekleri hükmüne yer verilmiş olup; Anayasa ve Sözleşme hükümleriyle güvence altına alınan bir hakkın ihlal edilmesi sonucunu doğuracak bir hata veya eksikliğin de esasa müessir bir şekil hatası olarak kabul edilmesi zorunludur.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen hükümlerden de anlaşılacağı üzere, ancak, yeminli mali müşavirlerce gerçek ve tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin mali tablolarının ve beyannamelerinin mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ile muhasebe standartlarına uygunluğu ve hesapların denetim standartlarına göre incelenmesi sonucunda malî mevzuatta yer alan teşvik, indirim, istisna ve muafiyetlere ilişkin olarak düzenlenen raporlarla yapılan tasdikin doğru olmaması halinde, tasdikin kapsamıyla sınırlı olmak üzere, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları durumunda, tasdikten doğan mali sorumluluklarının tespiti amacıyla “sorumluluk raporu” düzenlenebilmesi için yeminli mali müşavirin savunmasının alınması gerektiği açıktır.

Yasa metninde, serbest muhasebeci ve mali müşavirler hakkında sorumluluk raporu düzenlenmesi ve buna ilişkin olarak savunma alınması yolunda ya da bu anlama gelen bir hükmün yer almaması nedeniyle vergi mahkemesi kararında ve dayanağı gerekçesinde hukuki isabet bulunmamıştır.

Öte yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde ödeme emirleri dışında vergi raporlarının kendisine tebliğ edildiği belirtilmiş ödeme emrinin davacıya tebliğine ilişkin tebligatın incelenmesinden de davacı hakkında düzenlenen … tarih … sayılı Görüş ve Öneri Raporu’nun davacıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.

Davacı hakkında düzenlenen ve işlemin dayanağı olan Görüş ve Öneri Raporunun davacıya tebliğ edilmemesinin davacının anılan rapor içerisinde yer alan lehine ve aleyhine bilgi ve belgelerden haberdar olamaması, kendisine isnat edilen fiili ve sorumlu tutulmasının nedenini ayrıntıları ile öğrenememesi, dolayısıyla karşı iddia ve savunmalarını ileri sürememesi nedeniyle adil yargılanma hakkı ile savunma yapma hakkının elinden alınması sonucunu doğurduğundan davacı hakkında tesis edilen işlemi hükümsüz kılacak nitelikte esasa etkili bir şekil hatası olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline ilişkin mahkeme kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin reddine,

2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,

3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.