Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2018/492 E. , 2021/5558 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2018/492
Karar No : 2021/5558
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Konfeksiyon Tekstil Hazır Giyim
San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen; 2013 yılı kurumlar vergisi, 2013/Ocak-Mart dönemi geçici vergi, 2014/Nisan dönemi gelir (stopaj) vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen üç kat, kurumlar ve gelir (stopaj) vergileri üzerinden, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı adına yapılan tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunun davacıya tebliğ edildiği, tarh nedeni ve tarhiyatın dayanağına ilişkin bilgi ve belgelerin gösterildiği vergi tekniği raporunun ise tebliğ edilmediğinin anlaşıldığı, buna göre davacının savunma yapma hakkının engellendiği, davacı adına düzenlenen vergi tekniği raporunun davacıya tebliğ edilmemesinin, tesis edilen işlemi hükümsüz kılacak nitelikte, esasa etkili bir şekil hatası olması nedeniyle, dava konusu cezalı tarhiyatın; üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve geçici vergi aslı üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, davanın geçici vergi aslına ilişkin kısmı yönünden, davacı tarafından, geçici vergi asılları dava konusu yapılmış ise de; söz konusu tarhiyata ilişkin vergi/ceza ihbarnamesinin incelenmesinden, ihbarnamede mahsup dönemi geçmiş geçici vergi aslının, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceği, gecikme faizinin hesaplanabilmesi için zorunlu olarak yer verildiği belirtilmiş olması nedeniyle, esasının inceleme olanağı bulunmadığından incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın; üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve geçici vergi aslı üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının kaldırılmasına, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 35. maddesinin 2. fıkrasında, takdir komisyonu kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re’sen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer suretinin ihbarnameye ekleneceğinin belirtildiği, bu düzenlenmenin amacının tarhiyata yol açan re’sen takdir sebeplerinin, takdire dayanak alınan verilerin ve idarece yapılan tespitlerin mükellef bilgisine sunularak, tüm bu tespitlere karşı mükelleflerin yasadan kaynaklanan haklarını, iradelerini kısıtlamaksızın kullanabilmelerini sağlamak olduğu, bu nedenle re’sen takdiri gerektiren sebeplerin ve idarece yapılan tespitlerin açık, ayrıntılı ve anlaşılır bir şekilde vergi inceleme raporlarında yer alması halinde, ayrıca vergi tekniği raporunun da mükelleflere tebliğine gerek olmadığı, ancak vergi inceleme raporlarında, re’sen takdire ilişkin (re’sen takdir nedeni, re’sen takdir verileri gibi) gerekli açıklamaların bulunmaması, sadece matrah hesabına ilişkin bilgilerin yer alması, buna karşılık takdirin dayanağı tespitlerin vergi tekniği raporuna atıf yapmak suretiyle gösterilmesi halinde, yukarıda aktarılan madde metninin amacına uygun bir bilgilendirmenin varlığından söz edilemeyeceği, olayda da davacı hakkında yapılan cezalı tarhiyatın dayanağı olarak gösterilen vergi inceleme raporunda, re’sen takdir sebebi ve re’sen takdir verileri ile ilgili gerekli açıklamalara yer verilmeksizin, bu hususlarla ilgili ayrıntılı bir biçimde düzenlenen vergi tekniği raporuna atıf yapılmakla yetinildiği görüldüğünden istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tarhiyatın dayanağı vergi tekniği raporu yargılama aşamasında dosyaya sunulduğundan davacının rapora karşı savunma hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği, vergi tekniği raporunun, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca ihbarnameye eklenecek unsurlar arasında sayılmadığı, savunma dilekçelerinde davacının talebi halinde vergi tekniği raporunu tebliğ edebileceklerini belirtmelerine rağmen kendilerine davacı tarafından böyle bir talepte bulunulmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen; 2013 yılı kurumlar vergisi, 2013/Ocak-Mart dönemi geçici vergi, 2014/Nisan dönemi gelir (stopaj) vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen üç kat, kurumlar ve gelir (stopaj) vergileri üzerinden, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelerin gerçek mahiyetinin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun iddia olunması hâlinde, ispat külfetinin, bunu iddia eden tarafa ait olduğu düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 30. maddesinin 1. fıkrasında re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hâllerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi inceleme yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, 34. maddesinde, ikmâlen ve re’sen tarh edilen vergilerin “ihbarname” ile ilgililere tebliğ olunacağı; 35. maddesinin 2. fıkrasında, takdir komisyonu kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re’sen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer suretinin ihbarnameye eklenmesi öngörülmüştür.
Yine aynı Kanun’un 134. maddesinde de vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Olayda, dava konusu cezalı tarhiyatın, davacı hakkında yapılan incelemeler üzerine, davacının 10/05/2012 tarihinden itibaren düzenlediği tüm belgelerin, gerçek bir mal ve/veya hizmet ifasına dayanmayan ve komisyon karşılığı düzenlenen sahte belgeler olduğuna ilişkin tespitten kaynaklandığı, dava konusu ihbarnamelerde de dayanak olarak bu incelemelere istinaden düzenlenen vergi inceleme raporunun gösterildiği anlaşılmış olup vergi inceleme raporunda atıf yapılan, davacı şirket hakkındaki detaylı tespitlerin yer aldığı vergi tekniği raporunun da davalı idarece, dava dosyasına sunulduğunun görülmüş olması karşısında, dava konusu cezalı tarhiyatta sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından, işin esası incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, vergi inceleme raporu ile söz konusu raporda atıf yapılan ve davalı idarece dava dosyasına sunulan vergi tekniği raporu da incelenerek dava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılması gerekirken, davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu yukarıda değinilen gerekçeyle reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 18/11/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.