Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/2373 E. , 2021/7389 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/2373
Karar No : 2021/7389
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVACI) : …. Dayanıklı Tüketim Mamulleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ….
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Bursa ili Nilüfer ilçesi … Mahallesi … ada … sayılı parselde yer alan taşınmazda inşa edilen bağımsız bölümün satın alınması sırasında ödenen 160.000,00-TL tapu harcının iptali ve yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 7. maddesinde, bu Kanun uyarınca yapılacak işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların tapu harcından müstesna olduğunun hükme bağlandığı ve ayrıca Kanun’un uygulanmasına yönelik çıkarılan 6306 sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği’nin 16/9-ç maddesinde, 6306 sayılı Yasa kapsamında dönüşüme uğrayan binaların ilk satışının harçtan muaf olduğu hususunun açıkça belirtilmesi karşısında yapılan devir işleminin 6306 sayılı Kanun kapsamında olduğu hususu açık olup, davacıdan tapu harcı tahsil edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu alıcı ve satıcı tapu harcının iptaline, ödenen tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının hem alıcı hem satıcı adına tapu harcı iadesi istediği, davanın bu kısmının ehliyet yönünden reddedilmesi gerektiği, esas bakımından ise dava konusu satış işleminin dönüşüm uygulaması öncesi ilk satış olmadığı, bu sebeple 6306 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında harç muafiyetinden faydalanılamayacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idarenin ehliyet yönünden ileri sürdüğü iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu, vergi tahsil alındılarının her ikisinde de davacının adının yer aldığı, davaya konu satış işleminin 6306 sayılı Kanun kapsamında ilk satış niteliğinde olup harçtan muaf olduğunun açık olduğu, daha önce açmış oldukları davaların da bu yönde sonuçlandığı, bu nedenle yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Davalı temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu satış işleminde devir edenler adına tahakkuk eden tapu harcına ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Bursa ili Nilüfer ilçesi … Mahallesi … ada …. sayılı parselde yer alan taşınmazda inşa edilen bağımsız bölümün satın alınması sırasında ödenen 160.000,00-TL tapu harcının iptali ve yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-a maddesinde iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak belirtilmiştir. İptal davasının subjektif ehliyet koşulu “menfaat ihlali” olarak öngörülmüştür.
2577 sayılı Yasa’nın 2/1-a maddesindeki düzenleme ile idarenin tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin, ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir.
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 57. maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanun’a bağlı (4) sayılı Tarife’de yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tâbi olduğu; 58. maddesinde, tapu ve kadastro harçlarını Kanun’a ekli Tarife’de belirtilen kişilerin ödemekle mükellef olduğu; 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (4) sayılı Tarife’nin 20/a maddesinde ise gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlâk vergisi değeri üzerinden (cebri icra ve şüyûun izâlesi hallerinde satış bedeli, istimlâklerde takdir edilen bedel üzerinden) devir eden ve devir alan için ayrı ayrı tapu harcı alınacağı hükmüne yer verilmiştir.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrasında ise bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacı tarafından alıcı sıfatıyla ödenen tapu harcının faiziyle iadesine ilişkin kısmı hukuka uygun olup davalı idarece ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, satıcılar adına tahakkuk ederek davacı tarafından ödenen tapu harcına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; tapu harcının mükellefinin gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabında devir eden ve devir alan olarak belirlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Bursa ili Nilüfer ilçesi … Mahallesi … ada … sayılı parselde yer alan taşınmazın, malikleri ile yüklenici firma arasında … tarihinde noterde yapılan düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, 6306 sayılı Kanun kapsamında yıkılarak yeniden yaptırıldığı ve inşa edilen … Blok …. bodrum katı … No.lu bağımsız bölümün 14/12/2017 tarihinde …tarafından davacıya satıldığı, alıcı ve satıcılar adına 80.000,00-TL olmak üzere toplam 160.000,00-TL tapu harcının davacı tarafından ödendiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, riskli yapı niteliği bulunan taşınmazın yeniden inşası sonrası oluşan bağımsız bölümün satışı sırasında ödenen tapu harcının iadesi istemiyle açılan davada, satıcılar adına tahakkuk eden harç da davacı tarafından ödenmiş ise de taşınmazın satışı dolayısıyla tapu harcının, dava dışı ….isimli satıcılar adına tahakkuk ettiği, tapu işleminde “devir alan” konumunda bulunan davacının “devir edenler” adına tahakkuk eden tapu harcının mükellefi olmadığı ve davanın bu kısmına ilişkin dava açma ehliyeti bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu tahsil işleminin; alıcı (devralan) konumundaki davacı tarafından, satıcılar (devir edenler) adına tahakkuk eden tapu harcının yasal faiziyle iadesi talebine ilişkin kısmı yönünden davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının devir edenler adına tahakkuk eden tapu harcının faiziyle birlikte iadesine yönelik kısmının BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 28/12/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Temyiz isteminin reddi ile bölge idare mahkemesinin kararının onanması gerektiği oyuyla kararın bozmaya ilişkin hüküm fıkrasına karşıyım.