Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/1751 E. 2021/2680 K. 25.11.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2020/1751 E.  ,  2021/2680 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/1751
Karar No : 2021/2680

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 26/09/2019 tarih ve E:2017/228, K:2019/5062 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/09/2019 tarih ve E:2017/228, K:2019/5062 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacıya verilen ceza miktarı 7 yıl 13 ay 15 gün olarak değiştirilmek suretiyle reddedildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından davacı hakkında düzenlenmiş “ByLock Tespit Tutanağı”nın bulunduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca … tarih ve … sayılı soruşturma kapsamında gönderilen ByLock abone listeleri üzerinde yapılan çalışmalarda davacının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen 129.862 satırlık ByLock abone listesinin 82057. satırında kaydının olduğu, tespit edilen GSM aboneliğinin …, tespit edilen cihaza ait IMEI numarasının … olduğunun belirtildiği,
Öte yandan, … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında davacının … nolu GSM hattı ile 08/11/2014-19/12/2014 tarihleri arasında ByLock uygulamasına 604 kez bağlantı kurduğunun tespit edildiğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt faaliyetleri çerçevesinde görev aldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Hakim-savcı adaylığı sınavlarına örgüte ait çalışma evinde hazırlanma hususu yönünden, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığınca … sayılı soruşturma dosyası kapsamında düzenlenen 08/11/2018, 25/02/2019, 03/04/2019, 03/04/2019 tarihli dosya inceleme ve değerlendirme tutanakları ile davacı hakkındaki tanık beyanlarından, davacının …, …, … ve … numaralı hakim-savcılık sınavına hazırlık evlerinde kaldığı, sonraki sınavlarda bu evlerde kalacak kişileri karşılayarak bu evlere yerleştirdiği, bu suretle örgüt içerisinde aktif bir rol üstlenmiş olduğunun görüldüğü,
Davacının örgütün yargı erkine kendisiyle iltisak ve irtibatlı kişileri yerleştirebilmek amacıyla oluşturduğu hakim-savcılık sınavına hazırlık evlerinde anılan sınavlara hazırlanmış olmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatı ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Öte yandan, davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen 09/07/2018 tarihli savunmaya cevap dilekçesinde dava konusu karar nedeniyle yoksun kalınan tüm mali ve sosyal hakların işlem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi talep edilmiş ise de, dosyanın tekemmül aşaması dikkate alındığında ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte olan ve davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan istemin incelenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, irtibat ve iltisak gibi hiçbir kriter içermeyen, subjektifliğe açık ifadelerle karar verilmesinin hakkaniyet ve ölçülülük ilkelerine aykırı olduğu, disiplin işlemlerinin tesisi aşamasında sağlanması gereken usuli güvencelerin sağlanmadığı, disiplin soruşturması yapılmadan, hakkındaki bilgi ve belgeler tarafına ulaştırılmadan ve savunması alınmadan görevine son verilmesinin adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurduğu, dava konusu ihraç işleminin tesis edildiği tarihten sonra elde edilen bilgi, belge ve delillere göre karar verilemeyeceği, gerekçeli kararda ByLock delilinin örgüt talimatıyla ağa dahil olduğu, gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığı hususunda her türlü şüpheden uzak ve kesin kanaate ulaşacak veriler olmadan hükme esas alındığı tespit tutanağında ID numarası ve kullanıcı adının tespit edilemediği, aleyhine beyanda bulunan tanıkların etkin pişmanlıktan yararlanan, salt kendini kurtarma gayesi ile beyanda bulundukları, görevini ifa ederken sadakat yükümlülüğünü ihlal edecek bir davranış içerisinde bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 26/09/2019 tarih ve E:2017/228, K:2019/5062 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 25/11/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.