Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/2126 E. 2021/2641 K. 25.11.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2020/2126 E.  ,  2021/2641 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/2126
Karar No : 2021/2641

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/09/2019 tarih ve E:2017/4272, K:2019/7437 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 13/04/2017 tarihli toplantısında kabul edilen Öncelikli Alanlardaki Araştırma Görevlisi Kadrolarına Atananların Lisansüstü Eğitimleri ile Diğer Hususlara İlişkin Usul ve Esaslar’ın 5. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti:Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/09/2019 tarih ve E:2017/4272, K:2019/7437 sayılı kararıyla;
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 6. maddesinin (a) fıkrası ile 7. maddesinin 1. fıkrasının (a), (ı), (n) ve (r) bentlerinde yer alan kurallar aktarılarak,
Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakında Yönetmelik’in Ek-1. maddesine dayanılarak, yükseköğretim kurumlarında Yükseköğretim Yürütme Kurulu tarafından belirlenen öncelikli alanlarda, araştırma görevlisi kadrosunda lisansüstü eğitim yaptırılması ve diğer hususlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla dava konusu Öncelikli Alanlardaki Araştırma Görevlisi Kadrolarına Atananların Lisansüstü Eğitimleri ile Diğer Hususlara İlişkin Usul ve Esaslar’ın hazırlandığı ve 5. maddesinde lisansüstü eğitim esaslarının düzenlediği,
Dava konusu Öncelikli Alanlardaki Araştırma Görevlisi Kadrolarına Atananların Lisansüstü Eğitimleri ile Diğer Hususlara İlişkin Usul ve Esaslar’ın 5. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarında, “(1) Öncelikli alanlardaki kadrolara atanan araştırma görevlilerine, Yükseköğretim Yürütme Kurulunca belirlenen üniversitelerin belirlenen lisansüstü eğitim programlarında lisansüstü eğitim yaptırılması esastır.
(2) Atandığı öncelikli alanlardaki programlarda yüksek lisans eğitimine devam edenler ile doktora ve sanatta yeterlik eğitimlerinin tez aşamasında olanların, lisansüstü eğitim yaptıkları yükseköğretim kurumlarında eğitimlerini tamamlamasına izin verilir.
(3) Yüksek lisans eğitimini tamamlayanlar ile doktora ve sanatta yeterlik eğitimlerinin ders aşamasında olanların Yükseköğretim Yürütme Kurulunca belirlenen üniversitelerin belirlenen programlarında doktora ve sanatta yeterlik eğitimlerini yapması şarttır. Yükseköğretim Yürütme Kurulunca belirlenen doktora ve sanatta yeterlik programı kontenjanlarına yerleştirmeye ilişkin usul ve esaslar yerleştirme dönemlerinde ilan edilir. Yükseköğretim Yürütme Kurulunun belirlediği üniversitelerin dışındaki üniversitelerde, belirlenen doktora ve sanatta yeterlik programlarında eğitimlerinin ders aşamasında olanların, önceki eğitimlerinin geçiş yaptıkları doktora ve sanatta yeterlik programında değerlendirilmesi hususunda ilgili enstitü yönetim kurulları yetkilidir. En geç iki yerleştirme dönemi sonunda Yükseköğretim Yürütme Kurulunun belirlediği doktora ve sanatta yeterlik programlarına yerleştirmeye hak kazanamayanların araştırma görevlisi kadrolarıyla ilişikleri kesilir.” hükümlerinin yer aldığı,
Dava konusu düzenlemeler ile, öğretim elemanı ihtiyacı bulunan öncelikli alanların tespit edilerek, yükseköğretim açısından kritik ve öncelikli öğretim elemanı ihtiyacının karşılanması ve bu kapsamda kaynakların verimli ve etkin kullanımı açısından öğretim elemanlarının belirli üniversitelerde yetiştirilmesinin ve eğitimde belirli bir kalite standardının amaçlandığı,
2547 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile Yükseköğretim Kuruluna verilen; yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak, gerektiğinde yeni kurulan veya gelişmekte olan üniversitelere gelişmiş üniversitelerin eğitim-öğretim ve eleman yetiştirme alanlarında yapacağı katkıyı gerçekleştirmek için gelişmiş üniversiteleri görevlendirmek ve bu konudaki uygulama esaslarını tespit etmek görevleri kapsamında tesis edilen dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Yönetmelik ile düzenlenmesi gereken hükümlerin Usul ve Esaslar şeklinde düzenlenmesinin 2547 sayılı Kanun’a aykırı olduğu, dava konusu düzenlemelerin, yüksek lisans yapan veya doktora eğitimlerinin tez aşamasında olan araştırma görevlileri ile doktora eğitimlerinin ders aşamasında olan araştırma görevlileri arasında eşitsizlik yarattığı, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 09/01/2019 tarihli toplantısında kabul edilen Usul ve Esaslar ile eşitsizlik yaratan hükümlerin değiştirildiği, bu değişikliğin idarenin de işlemini eşitlik ilkesine aykırı gördüğünü ortaya koyduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 17/09/2019 tarih ve E:2017/4272, K:2019/7437 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 25/11/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav İle Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in Ek 1. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanan ve yükseköğretim kurumlarında Yüksek öğretim Yürütme Kurulu tarafından belirlenen öncelikli alanlarda, araştırma görevlisi kadrosunda lisansüstü eğitim yaptırılmasına ve diğer hususlara ilişkin usul ve esasları düzenleyen “Öncelikli Alanlardaki Araştırma Görevlisi Kadrolarına Atananların Lisansüstü Eğitimleri İle Diğer Hususlara İlişkin Usul ve Esaslar”ın 5. maddesinde; öncelikli alanlardaki kadrolara atanan araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitimlerinin esasları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Amacı, kapsamı ve düzenleme alanına yukarıda yer verilen dava konusu usul ve esasların hukuka uygun olup olmadığının, idarenin düzenleme yetkisi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlığın çözümü için, genel olarak, idarenin düzenleme yetkisinin kapsamı ve bu bağlamda idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisi üzerinde durulmalıdır. Anayasa’nın 124. maddesinde “Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazete’de yayımlanacağı kanunda belirtilir.” hükmü, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin Anayasal dayanağını oluşturmaktadır.
İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa’ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
2547 sayılı Kanun’un “Yönetmelikler” başlıklı 65. maddesinde, öğretim elemanlarının yetiştirilme esaslarının Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüş; 78 sayılı “Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”nin “Merkezi sınav” başlıklı Ek 8. maddesinde; öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim- öğretim planlamacısı için Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılacak merkezi sınavda 100 puan üzerinden en az 70 puan almak ve bu sınavı müteakip yükseköğretim kurumlarınca yapılacak giriş sınavında başarılı olmanın şart olduğu belirtildikten sonra, merkezi sınav ile giriş sınavlarının yapılması ve diğer hususlara ilişkin esas ve usûllerin Yükseköğretim Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 3011 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanun’la, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin kamu personeline ait genel hükümlerini kapsayan yönetmeliklerin Resmi Gazete’de yayımlanacağı belirtilmiştir.
Değinilen Kanun hükümlerinin birlikte incelenip değerlendirilmesinden; davalı idarenin öğretim üyeleri, öğretim görevlileri, okutmanlar ile öğretim yardımcıları (araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim- öğretim planlamacısı)nın yetiştirilmesi, atanması v.b. hususları çıkaracağı yönetmelikle düzenlemesi gerekmektedir.
Bu durumda; amacı, kapsamı ve düzenleme alanı göz önünde bulundurulduğunda davalı idarenin bu konudaki düzenleme yetkisinin yönetmelik çıkarmak suretiyle kullanması ve bu yönetmeliği de Resmi Gazete’de yayımlaması gerekirken, usul ve esaslar şeklinde düzenleme yapmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda verilen temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.