Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/3371 E. 2021/2677 K. 25.11.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2020/3371 E.  ,  2021/2677 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/3371
Karar No : 2021/2677

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 23/12/2019 tarih ve E:2017/2599, K:2019/6643 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararın iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/12/2019 tarih ve E:2017/2599, K:2019/6643 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından davacı hakkında “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın düzenlendiği, anılan tutanağın “Abone Tespit Kayıtları” başlığı altında tespit edilen GSM numarasının “… “, “ID’yi Kullanan Kullanıcılar” başlığı altında davacının adı ve TC kimlik numarası ile birlikte ID numarasının “… “, kullanıcı adının “… “, şifrenin “… .” olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adaylarını desteklediğine ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Adalet Akademisi sınıf başkanlığı yönünden, davacının staj esnasında Adalet Akademisinde sınıf başkanı olarak görev yapmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Öte yandan, davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen 10/07/2018 tarihli savunmaya cevap dilekçesinde dava konusu karar nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının işlem tarihi itibarıyla işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, dosyanın tekemmül aşaması dikkate alındığında ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte olan ve davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan istemin incelenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 667 sayılı KHK maddesinde yer alan düzenlemeye istinaden davalı idare Genel Kurulunca tarafına ait olmayan yetki kullanılmak suretiyle ihraç edilmesine karar verilmesinin fonksiyon gaspı kapsamında yer aldığı, dolayısıyla kararın yok hükmünde olduğu, usulüne uygun araştırma yapılmadan, ne ile suçlandığını bilmeden ve savunma hakkı kullandırılmadan ihraç edilmesi nedeniyle savunma hakkının, isnadı öğrenme hakkının ve bu suretle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ByLock uygulamasını kullanmamakla birlikte önceden verilen hakim veya mahkeme kararı olmadan haberleşme hürriyeti ve özel hayata saygı hakkı ihlal edilerek anılan programa ilişkin yazışmaların içeriğinin aleyhte delil olarak kullanılamayacağı, hakkında düzenlenen “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın içeriğinde çelişkiler barındırdığı, aleyhine beyanda bulunan tanıkların etkin pişmanlıktan yararlanan veya itirafçı olan kişiler olduğu, salt kendini kurtarma gayesi ile beyanda bulundukları, Adalet Akademisinde sınıf temsilciliği yapmış olmasının meslekten ihraç edilmesine gerekçe yapılamayacağı, öte yandan, dava konusu işlemle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan adil yargılanma hakkının, bağımsız mahkeme ilkesinin, masumiyet karinesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, ayrımcılık yasağının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 23/12/2019 tarih ve E:2017/2599, K:2019/6643 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 25/11/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.