DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/285 E. , 2021/2747 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/285
Karar No : 2021/2747
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 25/06/2020 tarih ve E:2017/5842, K:2020/2728 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 25/06/2020 tarih ve E:2017/5842, K:2020/2728 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ayrıca … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile “davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de aynı fiil nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesinde … esas sayılı dava dosyasında açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm olduğu anlaşılmakla CMK’nın 223/7 maddesi gereğince davanın reddine, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına doladırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden beraatine” karar verildiği, …Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu ve başvurunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … Esas sayılı dosyasında derdest olduğunun görüldüğü,
… Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde, … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla anılan kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, istinaf kararının gerekçesinde “Yapılan UYAP incelemesinde; sanık hakkında … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … Esas sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından derdest kamu davasının bulunduğunun anlaşılması karşısında, suç vasfının tayini ve mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi açısından bahse konu kovuşturma dosyası incelenerek, suç ve iddianame tarihlerine göre hukuki ve fiili kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediği belirlendikten ve gerektiği takdirde ilgili dosyalar birleştirildikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği”nin belirtildiği, .. Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin anılan kararı üzerine ilk derece mahkemesine gönderilen dosyanın … Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasına kaydedildiği ve yargılamanın devam ettiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”ndan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca … tarih ve … sayılı soruşturma kapsamında gönderilen ByLock abone listeleri üzerinde yapılan çalışmalarda davacının kaydının olduğu, tespit edilen GSM aboneliğinin … , tespit edilen cihaza ait IMEI numarasının … olduğunun anlaşıldığı,
Davalı idarece dosyaya sunulan … ID numaralı, kullanıcı adı ‘.. ‘ olan ByLock kullanıcısına ait ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında yer alan yazışma içeriklerinin incelenmesinden; … ID numaralı ByLock kullanıcısı tarafından … ID numaralı ByLock kullanıcısına 16/01/2016 tarihinde saat 00:14:52’de gönderilen mesajda, “… beye izdivaç için bir abimizin eşi … Hakimi tavsiye etmiş. Ablamız … Hanım ile akademiden arkadaşlarmış ve … Hanımın bağlantısını tahmin ediyor. … Bey de … Hanım yakın ise görüşmek istiyor. Tavsiye eden; … … (… ‘nin eşi) cevabınızı bekliyorum.” ifadelerine yer verilmiştir. Dava dosyasında yer alan hizmet belgesine göre davacının sicil numarasının “…” olduğu ve mesaj içeriğine göre davacının örgüt vasıtasıyla evlilik yapmaya çalıştığı görülmüştür. Yukarıda “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler” başlığı altında da belirtildiği üzere, bekar olan örgüt mensubu hakim, savcıların örgüt için önemli stratejik kurumlarda görevli örgüt üyeleri ile veya aynı meslekteki örgüt üyeleri ile evlenmelerinin teşvik edildiği ve katalog evlilikler yaptırıldığı görülmüştür. Sonuç olarak davacının adına ve sicil numarasına açıkça yer verildiği görülen bu yazışma içeriği de davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirildiği,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte ait çalışma ve staj evlerinde kaldığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Öte yandan, davalı Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davacının staj döneminde 13. Dönem Adli Yargı Yıllık (Albüm) Kurulu Üyesi olduğu bilgisine yer verildiğinin görüldüğü, davacının örgütün yargıda etkin olduğu dönemde Adalet Akademisinde Yıllık Kurulu üyeliği yapmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu kararların, Anayasa’ya ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’na aykırı olarak usule ilişkin işlemlere riayet edilmeden, hiçbir bilgi, belge ve delil gösterilmeden, kişiselleştirme yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan tesis edildiği; suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, somut olayda davaya konu işlemin sebep unsurunu oluşturacak ve meslekten ihracını haklı kılacak hukuka uygun bir delil bulunmadığı, kendisi ile ilgili Bylock programına dair bir verinin mevcut olmadığı, tanığın hakkındaki beyanlarını teyit edecek beyanlarda adı geçen hiç kimsenin aynı doğrultuda bir beyanının bulunmadığı, hakkında verilen ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiği, demokratik anayasal düzene karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı ileri sürmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçunu işlediğinden bahisle … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, temyize konu Daire kararında, karar tarihi itibarıyla yargılamanın devam ettiğinin belirtildiği, temyiz aşamasında UYAP kayıtlarının incelenmesi sonucunda davacı hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla mahkumiyet kararı verildiği, bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddedildiği, dosyanın temyiz talebi üzerine Yargıtayda olduğu görülmüştür.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 25/06/2020 tarih ve E:2017/5842, K:2020/2728 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 01/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.