DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/2985 E. , 2021/2686 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2985
Karar No : 2021/2686
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI :… Bakanlığı
VEKİLLERİ : …., …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 29/04/2021 tarih ve E:2019/11786, K:2021/2197 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nin, 25/07/2014 tarih ve 29071 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile değişik 2.4.1.B-1 maddesinin 1. fıkrasında yer alan “…özel sağlık hizmeti sunucuları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık hizmeti sunucularındaki diş ünitelerinde yapılan ağız ve diş sağlığına ilişkin tedavileri … Kurumca ödenmez.” ibaresinin, aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan “…üç diş hekimi tarafından” ve “… kurulu…” ibaresinin ve 2.4.1.B-2 maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 29/04/2021 tarih ve E:2019/11786, K:2021/2197 sayılı kararıyla;
Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 12/10/2017 tarih ve E:2014/7213, K:2017/5454 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/01/2019 tarih ve E:2018/1170, K:2019/298 sayılı kararı ile davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması, dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin hüküm fıkrasının (2.4.1.B-1 maddesinin 2. fıkrasındaki “üç diş hekimi tarafından” ve “kurulu” ibaresi yönünden) ise gerekçeli olarak onanması üzerine, bozma kararına uyularak,
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda, Sosyal Güvenlik Kurumunca finansmanı sağlanacak veya sağlanmayacak sağlık hizmetleri ile sağlık hizmeti sunucuları arasındaki sevk zincirinin Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak sûretiyle belirlenmesinin öngörüldüğü,
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile davalı Sağlık Bakanlığının savunmasından, dava konusu düzenleme tesis edilirken bu yasal zorunluluğun yerine getirilmediği ve dava konusu düzenlemenin Sağlık Bakanlığının görüşü alınmadan tesis edildiğinin anlaşıldığı,
Her ne kadar Kanun’un 72. maddesinde öngörülen Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu, Sağlık Bakanlığı temsilcisinin iştirakiyle dava konusu uygulamaları belirlemiş ise de, komisyonda Sağlık Bakanlığı temsilcisinin yer almasının, kurumsal olarak Sağlık Bakanlığından görüş alınması ile aynı kapsamda değerlendirilemeyeceği,
Sağlık Bakanlığının görüşü alınmadan hazırlanarak Resmî Gazete’de yayımlanan dava konusu Tebliğ’de bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı,
gerekçesiyle, 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nin, 25/07/2014 tarih ve 29071 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile değişik 2.4.1.B-1 maddesinin 1. fıkrasındaki “…özel sağlık hizmeti sunucuları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık hizmeti sunucularındaki diş ünitelerinde yapılan ağız ve diş sağlığına ilişkin tedavileri … Kurumca ödenmez.” ibaresinin ve 2.4.1.B-2 maddesinin 1. fıkrasının iptaline; dava konusu düzenlemede Sağlık Bakanlığının görüşü ve dahli bulunmadığı için, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna yüklenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, davacının Sağlık Bakanlığının görüşünün alınmamasını bir hukuka aykırılık sebebi olarak ileri sürmediği, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun, Sağlık Bakanlığı temsilcisinin iştirakiyle oluşturulduğu, 5510 sayılı Kanun’da, Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yolunda açık bir usul belirlenmediği, bu nedenle dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu; öte yandan Daire kararında her ne kadar dava konusu düzenlemede Sağlık Bakanlığının görüşü ve dahli bulunmadığından bahisle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamı idarelerine yüklenmiş ise de, Sağlık Bakanlığı sürece bizzat iştirak ettiğinden kararda bu yönüyle de isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” hükmüne yer verilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu iptal kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/01/2019 tarih ve E:2018/1170, K:2019/298 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
Temyizen incelenen karar yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden de usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna yüklenmesine ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, uyuşmazlıkta, Danıştay Onbeşinci Dairesinin 12/10/2017 tarih ve E:2014/7213, K:2017/5454 sayılı kararında idare aleyhine yargılama giderlerine ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği dikkate alındığında, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin mükerrerliğe yol açmayacak şekilde tahsili gerektiği ve vekalet ücreti ödemesinin temyizen incelenen kararın verildiği 29/04/2021 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.600,00-TL’yi aşmayacak şekilde yapılması gerektiği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumunun temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna yüklenmesine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 29/04/2021 tarih ve E:2019/11786, K:2021/2197 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 29/11/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. ,
KARŞI OY
X- Temyizen incelenen karar, Sağlık Bakanlığının görüşü alınmadan hazırlanarak Resmî Gazete’de yayımlanan dava konusu Tebliğ’de bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 30/01/2019 tarih ve E:2018/1170, K:2019/298 sayılı bozma kararına uyularak verilmiştir.
Bozma gerekçesinde de belirtildiği üzere, dava konusu işlem Sağlık Bakanlığının görüşü alınmadan tesis edilmiş olup, işlemin tesisinde anılan Bakanlığın herhangi bir dahli olmadığından Sağlık Bakanlığına husumet yöneltilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, onama kararına katılmıyorum.