YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2007/8054
KARAR NO : 2010/1739
KARAR TARİHİ : 23.03.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/07/56958
A.. D..’nu kasten öldürmekten sanıklar A.. K.. ile K.. C..’un yapılan yargılanmaları sonunda: beraatlerine ilişkin (AYDIN) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11/12/2006 gün ve 75/566 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanık A.. K..’un öldürme suçu yönünden,
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, müdahil Mükerrem vekilinin sübuta yöneltilen, takdire ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2-Sanık K.. C..’un öldürme suçu yönünden;
Dosya içeriğine göre, maktulün bekçi olarak çalıştığı otelin lobi kısmında kanepe üzerinde bıçaklanarak öldürüldükten sonra otelin arka tarafında bulunan fosseptik çukuruna çekyat kılıfı ve çarşafa sarılarak, bir adet yastık ile birlikte atıldığı, olay yerindeki kan izlerinin temizlendiği, suçun işlenmesinde kullanılan bıçağın bulunamadığı olayda;
Sanık Kamuran savunmasında; kendisinin olayla bir ilgisinin olmadığını, maktulü kayınbiraderi olan Ali ve arkadaşlarının bıçakladığını, bıçaklama olayından birkaç dakika önce saat 02.30 sıralarında tuvalet ihtiyacı için maktul Ali ve arkadaşlarının içki içip kumar oynadıkları yerden ayrıldığını, tekrar yanlarına döndüğü sırada Ali’nin maktulü bıçakladığını, yanında bulunan iki arkadaşının da maktulün kollarından ve bacaklarından tutarak Ali’ye yardım ettiklerini gördüğünü ve korkup orada bulunan çelik kasanın arkasına saklanarak olayı izlediğini, Ali’nin arkadaşı olup bıçaklama sırasında Ali’ye yardım eden şahıslardan birinin otelin inşaatında çalışan kişilerden olduğunu, onun söylemesi ve yer göstermesi üzerine Ali ve arkadaşlarından birinin maktulün cesedini otelin arka tarafında bulunan fosseptik çukuruna doğru götürdüklerini, lobide kalan diğer şahsın, nereden bulduğunu bilmediği bir bezle masanın altı ve üstü ile çekyatın üzerini sildiğini, iki dakika sonra Ali ve diğer
arkadaşının yanına doğru gittiğini görünce kendisinin otelde bulunan eşyalarını alarak kaçtığını, bir süre yaya olarak gittikten sonra taksi ile Davutlar beldesine ve oradan da Ortaklar Neşetiye’ye gittiğini, amcası Sülhattin’i arayarak olayı anlattığını, amcasından, babasının kendisine acele olarak Ortaklar Neşetiye de oturan teyzesinin oğlu Şakir Daş adına 100 milyon lira göndermesini istediğini, daha sonra Şakir’in evine gittiğini, ona adına para geleceğini söylediğini, para geldikten sonra Şakir’in, gelen parayı alıp kendisine verdiğini, korktuğu için olayı polise anlatamadığını, maktulün kayınbiraderi Ali’yi önceden tanımadığını, olay gecesi maktulle birlikte otele geldiklerinde maktulün Ali’yi kendisine kayınbiraderim diye tanıştırdığını, karakolda polisler sabıkalılar albümünde resmini gösterince maktulün tanıştırdığı bu kişinin isminin Ali olduğunu öğrendiğini, daha önceden ismini bilmediğini ileri sürmüş ise de;
Sanığın suçu işlediğini ileri sürdüğü maktulün kayınbiraderi Ali’nin olay saatine denk düşen zaman dilimi içinde evinde olduğunun tanık beyanları ile anlaşılması,
Olay yerinde bulunan çekyatın üst kılıfının değiştirilmesi, kılıf çıkartıldığında yatak üzerinde kan izlerinin olması, bir adet çekyat kılıfının maktulün cesedinin yanında yastık ile birlikte bulunmasının maktulün yattığı yerde öldürüldüğünü göstermesi,
Sanığın gece maktulle birlikte gelenlerden birisinin elindeki poşet içinden 70 lik votka şişesi çıkarttığını söylemesine rağmen, tanık Sadettin Kalkan’ın, maktulün saat 18.00 sıralarında marketine yalnız olarak gelerek 70 lik votka aldığını söylemesi,
Olay yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen rapora göre; olay yeri, maktulün ve sanığın boy ve kiloları ile cesedin bulunduğu fosseptik çukurunun bulunduğu yer, arazinin konumu dikkate alındığında, sanık tarafından cesedin tek başına taşınmasının mümkün olması,
Olaydan bir gün önce maaşını aldığı anlaşılan maktulün üzerinde para çıkmaması;
Sanığın, çelik kasanın arkasından kanepenin bulunduğu yeri (olay yerini) görmesinin mümkün olmadığının tespit edilmesi, olay gün ve saatinde olayın meydana geldiği otelde kaldığı bilinen ve olayla ilgisi olmadığını söyleyen sanığın, olayı kolluk güçlerine bildirme yerine olaydan sonra gece vakti eşyalarını da alarak otelin bulunduğu yerden kaçması, Muş ilinde bulunan amcasını arayarak kendi adına değil, teyzesinin oğlu Şakir adına para istemesi, maktulün kayınbiraderi Ali’yi emniyette suçlular albümünden tanıyıp teşhis ettiğini söylemesine rağmen, Ali’nin emniyette yargılamaya konu olay dışında başkaca bir kaydının ve fotoğrafının bulunmadığının bildirilmesi, eylemin savunmada ileri sürüldüğü gibi, üç kişi tarafından gerçekleştirilmesi halinde, bu kişilerin, olayın tanığı durumunda olan sanığı kendi haline terk etmelerinin mümkün olmaması karşısında; sanığın hayatın olağan akışına
uygun olmayan savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, maktulün eşinin evi terkettiğini bildiğinden, suçtan kurtulma amacıyla maktulü kayınbiraderi Ali ile birlikte arkadaşlarının öldürdüğünü ileri sürerek suçtan kurtulmaya ve şüpheyi başka yöne çekmeye çalışması birlikte değerlendirildiğinde;sanığın alkollü olduğu anlaşılan maktulü bıçaklayarak öldürdüğü anlaşılmakla, kasten öldürme suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, müdahil vekili ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), üye hakim Şerafettin İste’nin sanık K. Ç. hakkında kurulan beraat hükmünün de onanması gerektiği karşı oyu ve oy çokluğuyla 23/03/2010 gününde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE:
Dosya içeriğine göre; olayın olduğu otelde maktul A.. D.. ile tanık E. T.dönüşümlü olarak gece bekçiliği yapmaktadırlar. Sanık K.. C.. daha önce otel inşaatında amele olarak, otelin açılmasından sonra da bir sezon garson olarak çalışmış, sezon bitiminde memleketi olan Muş iline dönmüştür. Sanık Kamuran bu nedenle otel sahibini ve diğer bazı çalışanları, bu arada maktulü tanımaktadır. Olaydan iki gün önce sanık Kamuran çalışmak amacıyla Muş ilinden Kuşadası ilçesine gelmiş, iş aramış, bulamamış, yatacak yeri olmadığından, önceden çalıştığı otelin patronlarından tanık A. A. G.’e giderek, iş buluncaya kadar otelde lobi kısmında kalmasına izin vermesini istemiştir. A. A.G., K.’ı tanıdığından geceleri lobide kalmasına izin verdiğinden olaydan bir gece öncesi otelin lobi kısmında bulunan koltuk üzerinde yatmışsa da yine Kamuran’ın beyanına göre maktul “sen orada rahat edemezsin gel benim çekyatıma sende uzan” demesi üzerine onun yanına gidip sabahlamıştır. Sabah kalktıktan sonra öğle vakti saat 12.30 da sanık Kamuran ve maktul çarşıya gitmişler, maktul berbere gideceğini söylemiş, Kamuran kahvede onu beklemiş, tekrar buluşmuşlar, anahtarcı aramışlar, bulamayınca sanık Kamuran otele dönmek için ayrılmış, maktul ise çarşıda kalmıştır.
Sanık Kamuran’ın beyanına göre, otele geri döndüğünde bekçi Emin ile bir arkadaşının otelde tavla oynadıkları, bir süre sonra Emin ve arkadaşının otelden ayrılmayı istedikleri sırada sanık Kamuran’ın Emin’e ağbi beni yalnız bırakma ben korkuyorum, Ali ağbi gelene kadar bekle dediği fakat Emin’in birşey olmaz birazdan Ali gelir diyerek otelden ayrıldıkları, gece saat 00.30 sıralarında maktul Ali ile bir şahsın birlikte otele geldikleri, maktulün Kamuran’dan borç para istediği ancak param
yok diye vermediği, bunun üzerine maktul ve yanındaki şahsın otelden ayrıldıkları, aradan 15-20 dakika geçtikten sonra maktulün bu kez yanında üç şahısla birlikte geri geldiği, gelen şahıslardan birisini maktulün kayınbiraderim diye Kamuran ile tanıştırdığı, ancak diğer iki şahsı tanıştırmadığı, bu şahıslardan birisinin daha önce otel inşatında çalışan işçilerden birisi olduğunu anlamasına rağmen Kamuran’ın kendisini tanıdığını, bu şahsa söylemediği, maktul ve yanında gelenlerin yanlarında getirdikleri votka ve içkiyi içtikleri, bu sırada parasına kağıt oyunu oynadıkları, gece 02.30 sıralarında maktulün kayınbiraderim diye tanıştırdığı şahsın maktulün yakasından tutarak “hayvan, seni geberteceğim” diye söylediği, Kamuran’ın bakması üzerine yakasını bırakıp oyun oynamaya devam ettikleri, 1-2 dakika sonra Kamuran’ın tuvalete gittiği, geri döndüğü sırada bağırtı seslerinin geldiğini duyup resepsiyon giriş kısmından seslerin geldiği yere doğru baktığında maktulün kayınbiraderi olan A.. K..’un maktulü bıçakladığını gördüğü, bunun üzerine çelik kasanın arkasına saklandığı, A.. K.. maktulü bıçaklarken yanında bulunan iki şahsında maktulü ayaklarından ve kollarından tuttuğu, bu sırada maktulün çekyat üzerinde yatar vaziyette olduğu, bıçaklama olayından sonra A.. K..’un ne yapacağız bunu demesi üzerine daha önce otel inşaatında çalışan şahsın arka tarafta çukur var, oraya atalım dediği ve maktulü A.. K.. ve yanında bulunan arkadaşlarının çarşafa sarıp otelin havuz kısmına doğru götürdükleri, şahıslardan birinin bezle masa ve çekyatın üzerini sildiği, bu şahısta diğerlerinin yanına doğru gidince Kamuran’ın otelde bulunan eşyalarını alarak olay yerinden kaçtığı ve yolda rastladığı taksiye binerek önce Davutlar beldesine gittiği, daha sonra buradan minibüsle Ortaklar Neşetiye’de bulunan teyzesinin oğlu Şakir Daş’ın evine gittiği, bu arada Muş ilinde bulunan amcasına telefon açarak teyzesinin oğlu Şakir adına 100 milyon lira göndermelerini istediği, babası Bedri’nin de 04.02.2002 tarihinde posta havalesi ile 100 milyon lira gönderdiği, Şakir’in parayı postaneden aldıktan sonra Kamuran’a verdiği,Maktulle aynı yerde çalışan Emin’in beyanına göre akşam rüyasında denizde insan pisliği içerisinde yüzdüğünü gördüğü, 04.02.2002 tarihinde sabah otelin bulunduğu yere geldiğinde akşam gördüğü rüyanın etkisiyle otelin yan tarafında bulunan fosseptik çukurunun bulunduğu yere gittiği, burada fosseptik çukuru üzerinde bulunan inşaat panosu ve tuğlaları kaldırıp çukur içine baktığında maktulün cesedini gördüğü bunun üzerine karakola olayı bildirdiği, olayla ilgili kolluk kuvvetlerinin tahkikata başladıkları, sanık Kamuran’ın otelde maktulle birlikte kaldığının tespit edilmesi üzerine sanık Kamuran’ın aranmaya başladığı, Ortaklar Neşetiye’de akrabalarının bulunduğunun tespit edilmesi üzerine bu köye gidildiği ve Ş. D.’ın evinde sanık Kamuran’ın yakalandığı, alınan beyanında olayı maktulün kayınbiraderi A.. K.. ve yanında bulunan üç şahsın yaptığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Sanık Kamuran’ın bu ifadesinden sonra, maktulün kayınbiraderi olan sanık A.. K.. yakalanmış, mekan tanıkları göstererek isnadı kabul etmemiştir. Mahkeme her iki sanığın beraatına karar vermiştir.
Sayın çoğunluk, sanık A.. K..’un beraatını onamakta ancak sanık Kamuran yönünden suçun sübut bulduğu görüşündedir. Oysa Kamuran hiçbir aşamada maktulü ben öldürdüm dememektedir.Kanaatimce Kamuran’ın cezalandırılması varsayıma dayalıdır. Aynı görüşle hareket edersek, gördüğü rüyaya göre cesedin atıldığı fosseptik çukurunu bulan tanık E. T.’in de cezalandırılması mümkündür. Hatta bu görüşle Kamuran’la birlikte diğer sanık A.. K.. ve tanık E.T.’in de suçu doğrudan birlikte işleyen olarak cezalandırılmaları gerekecektir. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca, başkaca maddi kanıtla desteklenmeyen, Kamuran’ın tanık olarak verdiği ifadeden kıyasla cezalandırılmasına karar verilemeyeceği kanaatiyle diğer sanık A.. K.. gibi, sanık Kamuran Çoşkun’un da beraat etmesinin daha adil olacağı sonuçta mahkeme kararının onanması görüşüyle sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.