Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/10738 E. 2010/1279 K. 03.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/10738
KARAR NO : 2010/1279
KARAR TARİHİ : 03.03.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2008/210163
MAHKEMESİ : Malatya 1.Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :12.02.2008 – 379/33
SUÇ :Kasten öldürmeye teşebbüs

M.. K..’ı kasten birlikte öldürmeye teşebbüsten sanıklar M.. K.., H.. K.. ile H.. K.., E.. K..’ı birlikte yaralamaktan sanıklar M.. K.. ile H.. K.., A.. K..’ı yaralamaktan sanık H.. K.., M.. K..’ı yaralamaktan sanık E.. K.., H.. K..’ı yaralamaktan sanık A.. K..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: sanıklar M. H., H. H. ile H. K.’ın hükümlülüklerine, sanıklar Efendi ile A.. K..’ın beraatlerine ilişkin (MALATYA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12/02/2008 gün ve 379/33 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık H.. K.., Harun Karaduman ve M.. K.. müdafiileri ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Sanıklar hakkında hükmolunan cezaların miktarlarına göre, müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Sanıklar M. Hakan, H. ve H. H. müdafii 14/02/2008 tarihli dilekçesi ile hükmü sanık sıfatıyla temyiz ettiği halde, sanıklar 02/05/2008 tarihli dilekçe ile katılan sıfatı ile de hükmü temyiz etmişlerse de, yasal süresinde katılan sıfatıyla hükmü temyiz etmedikleri anlaşıldığından, katılan sıfatıyla yapılan temyiz isteminin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
3- Sanık Harun hakkında mağdur-sanık Ali’yi yaralama suçundan verilen para cezasına ilişkin mahkumiyet kararı, CMUK.nun 305/1.maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin bu suça yönelen temyiz talebinin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
4- Dosya içeriğine göre; sanıklar M. Hakan, H. ve H. H.’in mağdur Musa’ya yönelik eylem üzerinde fiili hakimiyet kurduklarını ve mağdurun göğüs bölgesindeki her iki darbenin pnömotoraksa neden olup ayrı ayrı
hayati tehlike yarattığını göz önüne alarak suç vasfını öldürmeye teşebbüs olarak belirleyen mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5-A) Sanıklar M.H., Harun ve H. H’in mağdur Musa’ya yönelik eylemi yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin eksik incelemeye, yasal savunmaya, haksız tahrik nedeniyle daha fazla indirim yapılması gerektiğine, teşdiden ceza verilmesinin yersiz olduğuna, katılan Musa vekilinin vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların eylemlerinin kimden kaynaklandığı kesin olarak belirlenemeyen haksız tahrik altında işledikleri kabul edilmiş ise de haksız eylem oluşturan söz ve davranışların nelerden ibaret olduğu açıklanmadığı gibi yazılı şekilde soyut gerekçeyle 2/4 oranında indirim yapılması,
B) Sanıklar Harun ve M. H. hakkında, mağdur E.. K..’a yönelik kasten yaralama suçu yönünden;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 03/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.