YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/217
KARAR NO : 2010/1877
KARAR TARİHİ : 29.03.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/07/154421
MAHKEMESİ : Gaziantep 1.Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 19.02.2007 – 478-90
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
M.. B..’u kasten öldürmeye teşebbüsten sanık A.. O..’un yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (GAZİANTEP) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.02.2007 gün ve 478/90 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı tahrike ve takdire ilişkin sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin tahrik nedeniyle daha fazla indirim yapılması gerektiğine, teşdide, suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; mahalle yoluna dökülen taşların kaldırılması hususunda konuşmak üzere mağdur ile tanık İsa’nın muhtar olan sanığın yanına geldikleri, mağdur ile sanık arasında çıkan tartışma sırasında sanığın, üzerindeki tabancayla yakın mesafeden mağdurun hayati bölgesini hedef alarak ateş etmesi sonucu, boyun bölgesinden giren merminin “5. kot fraktürü, medeastinal amfizem, trakea yaralanması, sağ akciğer parankim yaralanması, sağ torakotomi” arızaları meydana getirip hayati tehlike geçirerek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda; hedef alınan vücut bölgesi, meydana gelen zararın ağırlığı, mağdurun yere yığılmasından ötürü sonuç aldığı düşüncesiyle atışlarına devam etmemesi gözetildiğinde, sanığın ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde öldürmeye teşebbüs yerine, yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), karşı temyiz bulunmadığından, CMUK 326. Maddesi uyarınca kazanılmış hakkının korunmasına 29.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.