Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/5262 E. 2010/6267 K. 29.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/5262
KARAR NO : 2010/6267
KARAR TARİHİ : 29.09.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/08/69046
MAHKEMESİ :(BURSA) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :02/11/2007 gün ve 17/330
SUÇ : Kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşıma

A.. U..’ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık M.. M.., işbu suça katılmaktan sanıklar İ.. M.., V.. M.. ve K.. M..’in yapılan yargılanmaları sonunda: Murat’ın hükümlülüğüne, adları geçen sanıklar İsmet, Vedat ve Kamil’in beraatlerine ilişkin (BURSA) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02/11/2007 gün ve 17/330 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık Murat müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

A-)Katılanın, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçuna katılması mümkün olmadığından, katılan vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317 maddesi uyarınca reddine,
B-1)Duruşmada otopsi raporunun okunup sanıklar, sanıklar müdafii, katılan ve katılan vekiline diyecekleri sorulmadan yargılanmanın sonuçlandırılması suretiyle CMK.nun 209 ve 215 maddelerine aykırı davranılması,
2-)Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere;sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden;
Sanıkların müdafiiliğini üstlenen avukatın maktulü sanık Murat’ın öldürdüğünü, sanıklar İsmet, Vedat ve Kamil tarafından suçun işlenmediğini savunmaları, sanık Murat’ın suçu kabullenerek Ahmet’i öldürdüğünü, diğer sanıklar İsmet, Vedat ve Kamil’in de suç işlemediklerini beyan etmeleri karşısında, sanıkların aralarında menfaat çatışması olduğu anlaşıldığı halde, sanıkların başka müdafiiler tarafından savunulmasının sağlanması gerektiği düşünülmeyerek her iki sanığın da aynı müdafiiler ile temsil ettirilerek kamu davasının yürütülüp sonuçlandırılması suretiyle CMK.nun 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/b maddelerine muhalefet edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3-)31/08/2006 tarihli 2006/2883 tarihli ekspertiz raporunda olay yerinde bulunan maktule ait oto üzerinden alınan mukayeseye elverişli iki tanesi parmak izi, iki tanesi avuç izi olmak üzere toplam dört adet izin sanıklar Murat ve İsmet’e ait olmadığı, sağ ön kapı dış kısmı üzerinden elde edilen parmak izinin maktule ait olduğunun tespit edildiği, diğer izlerin beraat eden sanıklar Vedat ve Kamil’e ait olup olmadığı husununun araştırılmadığı anlaşılmakla, sanıklar Vedat ve Kamil’in parmak ve avuç izleri alınıp karşılaştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Usule aykırı olup, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönler incelenmeksizin, sanıklar hakkında öldürme suçundan kurulan hükümler ile irtibat nedeniyle sanık Murat hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 30/09/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.