YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/6803
KARAR NO : 2010/5981
KARAR TARİHİ : 22.09.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/08/97315
MAHKEMESİ :(SALİHLİ) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :12/02/2008 – 190/34
SUÇ :Yakın akrabayı öldürme
Yağma suçunu kolaylaştırmak maksadıyla S.. Ö..’i öldürmeye teşebbüsten ve yağmadan sanıklar Ş.. K.. ile S.. K..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (SALİHLİ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12/02/2008 gün ve 190/34 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafi tarafından istenilmiş, sanık Şükrü müdafi duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafi göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; yağma amacıyla adam öldürmeye teşebbüs ve yağma suçlarından yargılanan sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine savunmalarının aynı müdafiler tarafından yapılması suretiyle CMK.nun 152 ve Avukatlık Kanunun 38. maddelerine aykırı davranılması,
2-5237 sayılı TCK.nun 31/2 maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle 15 yaşını bitirmemiş olan sanık S.. K..’ın, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığının tespitinde, anılan kanun hükmü gereğince, mahkeme tarafından, sosyal çalışma uzmanına küçüğün içinde bulunduğu aile, sosyal ve ekonomik koşullar ile psikolojik ve eğitim durumu hakkında rapor hazırlatılması ve bu rapor değerlendirilerek sanığın ceza sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde Salihli Devlet Hastanesince düzenlenen 22.07.2007 tarihli raporla yetinilerek hüküm kurulması,
Usule aykırı olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin, öncelikle bu nedenle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 22.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.