YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/3606
KARAR NO : 2010/3464
KARAR TARİHİ : 11.05.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/09/18091
MAHKEMESİ :DOĞUBAYAZIT Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :04/06/2008 -54/68
SUÇ :Olası kastla adam öldürmeye teşebbüs ve izinsiz silah taşımak
M..A..’i olası kastla öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık C.. U..’nun yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (DOĞUBAYAZIT) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/06/2008 gün ve 54/68 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
A-Mala zarar verme suçundan açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm bulunmadığı halde, müşteki N.. A..’in müdahilliğine karar verilmesi yasaya aykırı ise de, temyiz edenlerin sıfatlarına göre bu husus sonuca etkili görülmediğinden, tebliğnamedeki düzeltme düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın adam öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçunun niteliği tayin, takdiri cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış,savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfının yaralama olduğuna, tahrikin bulunduğuna ilişen; müdahil vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
1-Dosya içeriği ve kabule göre;sanığın kız kardeşi ile tanık Erdal’ın telefon ile mesajlaştığını öğrenen sanık Cengiz’in, konuyu görüşmek üzere tanık Erdal’ın evine giderek, Erdal’ın ağabeyi Yılmaz, olay yerinden bulunan diğer kardeşleri ve babası ile tartıştıkları, tanıkların sanığı sakinleştirmeye çalışmalarına rağmen kızgın bir şekilde evden dışarı çıkan sanığın üzerindeki silahı çektiği, tanık Yılmaz’ı dışarı çağırdığı, sanığın arkasından dışarı çıkmak isteyen tanıkları engellemek isteyen ve o sırada evde misafir olan mağdure Mirdisi’nin, üst kısmı buzlu cam olan demir kapıyı kapadığı esnada, sanığın buzlu camın arkasında duran mağdureyi keşifte de saptandığı üzere net olarak görmesine rağmen, silahını doğrultup ateş etmesi sonucu, sol göğüs kısmından isabet alacak şekilde mağdureyi, perikart ön yüz yağ dokuda, diafrağmada, karaciğer sol lob ve midede yaralanma oluşturacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda; buzlu camın arkasını net şekilde görerek,mağdureye doğru 1,5-2 metre mesafeden tabanca ile ateş eden sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, kasten öldürmeye teşebbüs yerine koşulları bulunmadığı halde,olası kast ile adam öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün 2007/10-71-98 sayılı kararı uyarınca, tekerrür koşullarının oluşup oluşmadığı, tekerrüre esas alınan mahkumiyet kararının ve infaz usulünün hükümde açıkça belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanığa tayin olunan cezanın miktarı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, 11/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.