Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/4273 E. 2010/1278 K. 03.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/4273
KARAR NO : 2010/1278
KARAR TARİHİ : 03.03.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2009/46716
MAHKEMESİ :Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :19.03.2008 – 96/41
SUÇ : Kasten öldürmek

A.. T..’ı kasten öldürmekten sanık E.. Y..’un yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ÇORLU) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19/03/2008 gün ve 96/41 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık ve müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizleri hakkında da kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1) Duruşmalı inceleme talebine yetkisi bulunmadığından, müdahiller Sultan ve Gülten vekilinin duruşmalı inceleme talebinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten insan öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede eksik inceleme ile karar verildiğine, tahrik nedeniyle azami indirim yapılması gerektiğine, 62. maddenin uygulanması zorunluluğuna ilişen, müdahil Fethi vekili ile müdahiller Sultan ve Gülten vekilinin suç vasfına, tahrikin bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak ;
Sanığın adli sicil kaydında bulunan eski hükümlülüğünün, 765 sayılı TCK.nun 308/2,61/1. maddeleri uyarınca verilen hapis cezasının 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca paraya çevrildiği ve ertelendiği, kararın 14.04.2003 tarihinde kesinleştiği, 765 sayılı TCK. uyarınca hapis cezasından çevrilen para cezaları kesin olmayacağından ve silinme koşulları da oluşmadığından, mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafii ve müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle re’sen de temyize tâbi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 03/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.