Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/7456 E. 2010/3448 K. 11.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/7456
KARAR NO : 2010/3448
KARAR TARİHİ : 11.05.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/09/162801
MAHKEMESİ :BAKIRKÖY Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :01/04/2009- 30/97
SUÇ :Kasten adam öldürmek ve izinsiz silah taşımak, işbu suça yardım

O.. T..’yu kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık S.. Y.., işbu suça yardımdan sanıklar M.. S.. ve S.. Y..’ün yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, diğer sanıklar U.. İ.. ile R.. D..’nin beraatlerine ilişkin (BAKIRKÖY) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01/04/2009 gün ve 30/97 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık Sinan müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık Sinan hakkında duruşmalı, C.Savcısı ile diğer sanıkların temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-a)Sanıklar Sırrı ve Mustafa hakkında verilen cezaların miktarlarına göre, müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin;
b)Katılma isteminde bulunan şikâyetçi Halim’in, sanık Sinan hakkında 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, bu suçtan kurulan hükme yönelik vekilinin temyiz isteminin;
c)Suç delilini gizleme suçundan sanıklar Recep Ali ve Uğur’un beraatlerine ilişkin verilen hükümlerin gerekçesine yönelmeyen temyizde sanıkların hukuki yararları bulunmadığından, belirtilen hükümlere yönelik adı geçen sanıklar müdafiinin temyiz isteminin;
CMUK.nun 317 ve 318. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-a) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; somut olayda, aynı olay nedeniyle yargılanan ve cezalandırılmalarına karar verilen sanıklar Sinan, Sırrı ve Mustafa’nın birbirleri arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, ayrı ayrı müdafiiler yerine aynı müdafiiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddelerine aykırı davranılması;
b)Maktulün kardeşi olup 02.04.2007 tarihli celsede davaya katılma isteminde bulunan şikayetçi Halim’in ve vekilinin, bu istemleri konusunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmeyerek CMK.nun 237 ve 238. maddelerine aykırı davranılması;
c)Anlatımı hükme esas alınan tanık H.. B..’nın talimatla alınan ifadesinin yer aldığı 26.12.2008 tarihli tutanak, zabıt katibi tarafından imzalanmayarak CMK.nun 219.maddesine aykırı davranılması;
d-)Sanık Mustafa’nın anne adı yönünden nüfus kaydına uymayan adli sicil kaydı esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi;
Usule aykırı olup, sanıklar müdafii ile şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenlerle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 11/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
11/05/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı R.. D..’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık S.. Y.. müdafii avukat Salim Şen’in yokluğunda 13/05/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.