Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/1399 E. 2010/3244 K. 04.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1399
KARAR NO : 2010/3244
KARAR TARİHİ : 04.05.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/32327
MAHKEMESİ :İZMİR Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :03/06/2009- 58/118
SUÇ :Adam öldürmek ve yağma

Adam öldürmek ve yağma suçlarından Y.. A.. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 82/1,62,53/1,149/1,62. maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (İZMİR) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03/06/2009 gün ve 58/118 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-)Yağma Suçunun İşlenmesini Kolaylaştırmak Amacıyla İnsan Öldürme suçundan kurulan hükümde, hükme esas teşkil eden kısa kararda uygulama maddesinin “82/1-h” olarak düzeltilmiş olması karşısında, gerekçeli kararda “82/1-e” olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2-)Hükümlü Y.. A.. hakkında 765 Sayılı TCK.nun 450/7, 59, 31, 33; 497/2, 522, 59, 81/2-3, 31 ve 33. maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca, yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu bozma üzerine kurulan hükümlerde, bozma nedenleri dışında kanuna aykırı cihet görülmediğinden, hükümlü müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.06.2006 gün ve 124/165, 04.07.2006 gün ve 128/177, 18.09.2007 gün ve 214/181 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; bir infaz kurumu ve işlemi olan cezaların toplanmasına ilişkin uygulamalarda ve 5237 sayılı TCK’nun 7. ve 5252 sayılı Yasanın 9. maddeleri uyarınca yapılan uyarlama yargılamasında kazanılmış hak söz konusu olamayacağı da dikkate alınarak;
a-) Yağma eyleminin silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte ve gece vaktinde işlenmesi suretiyle 5237 Sayılı TCK.nun 149. maddenin 1. fıkrasının değişik bentlerinin birden çoğunun ihlal edilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 61/1. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi;
b-) Yağma Suçunun İşlenmesini Kolaylaştırmak Amacıyla İnsan Öldürme suçundan verilen müebbet hapis cezası esas alınarak, Nitelikli Yağma suçundan verilen süreli hürriyeti bağlayıcı ceza yönünden 765 sayılı TCK.nun 73. maddesi uyarınca hücrede bırakılma süresi tayini yerine, verilen cezaların aynı yasanın 77/1 maddesi uyarınca 36 yıl hapis cezasına olarak toplanmasına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları üzerine incelenen ve kısmen re’sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 04/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.