Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/1752 E. 2010/5100 K. 30.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1752
KARAR NO : 2010/5100
KARAR TARİHİ : 30.06.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/17662
MAHKEMESİ : (ESKİŞEHİR) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 30.06.2009 – 3/227
SUÇ : Adam öldürmek, yağma ve hürriyet tahdit suçları

Adam öldürmek, yağma ve hürriyet tahdit suçlarından N.. Ö.. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 37/1, 82/1, 37/1, 82/1, 37/1, 149/1, 37/1, 149/1, 109/2-3 ve 765 sayılı TCK.nun 70. Maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (ESKİŞEHİR) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.06.2009 gün ve 3/227 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafi tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hükümlü N.. Ö.. hakkında gasp amacıyla adam öldürme ve gasp suçlarından 765 Sayılı TCK.nun 64/1, 450/9-son, 31, 33; 64/1, 450/7-9-son, 31, 33; 64/1, 497/ilk, 522, 31, 33; 64/1, 497/ilk, 522, 31, 33. Maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu bozmaya uyularak kurulan hükümde bozma nedeni dışında kanuna aykırı cihet görülmediğinden, hükümlü müdafinin lehe yasa maddelerinin uygulanmadığına, TCK.nun 62. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlü hakkında, maktül N. S.’ya karşı hürriyetten yoksun kılma suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi, hükümlüyü bizzat hazır ederek müdafi huzurunda savunmasını dahil almadan yokluğunda yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Cezaların içtimaı sırasında, verilen her bir hürriyeti bağlayıcı ceza yönünden hücrede bırakılma süresinin ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, tüm suçlardan tek bir hücrede bırakılma süresi belirlenmesi,
Yasaya aykırı olup, hükümlü müdafinin diğer temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 30.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.