Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/2567 E. 2010/7279 K. 08.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2567
KARAR NO : 2010/7279
KARAR TARİHİ : 08.11.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/81937
MAHKEMESİ :(ŞANLIURFA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :04/12/2009 – 129/318
SUÇ :Tasarlayarak öldürme ve izinsiz silah taşıma

S. U. tasarlayarak öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık H.. A.., işbu suça yardımdan sanıklar S.. A.., İ.. A.. ile E.. A..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: H.. A.. ile S.. A..’ın hükümlülüklerine, İ.. A.. ile E.. A..’ın atılı suçtan, S.. A..’ın izinsiz silah taşımaktan beraatlerine ilişkin (ŞANLIURFA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/12/2009 gün ve 129/318 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar Halil ve Servet müdafiileri ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıkların duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-a)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “31.08.2005” yerine “31.08.2006” olarak yanlış yazılması, mahallinde düzeltilebilir hata olarak değerlendirilmiştir.
b)Sanık Halil’in 6136 sayılı kanuna aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar itiraz yoluna tabi olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığından merciince incelenmek üzere inceleme dışı bırakılmıştır.
c)6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen hükmü katılanın temyize yetkisi bulunmadığından, şikayetçiler vekilinin bu suça ilişkin temyiz istemlerinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-a)Şikayetçiler N.. U.. ve G. U. 05.05.2006 ve 10.04.2009 tarihli duruşmalarda, sanıklar hakkında şikayetçi olarak davaya katılma isteminde bulundukları halde, bu yönde olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi suretiyle CMK.nun 238. maddesine aykırı davranılması,
b)Aynı eylemden yargılanan sanıklar Servet, Eyüp ve İsmail arasında savunma açısından çıkar çatışması bulunduğu, bu nedenle sanıkların aynı vekillerle temsili usulüne aykırı olduğu anlaşılmakla, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 38. maddesi ve Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2009 gün ve 85/242 sayılı kararı da dikkate alınarak, her bir sanık için ayrı müdafii atanması gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle, CMK.nun 152. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, ayrı ayrı sanıklar Halil ve Servet müdafileri, Cumhuriyet savcısı ile şikayetçiler Naziy ve Gazal vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar Halil ve Servet hakkında nitelikli adam öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar Eyüp ve İsmail hakkında aynı suçtan kurulan beraat hükümlerinin sair yönleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenlerle tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 08/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.