Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/3110 E. 2010/5515 K. 14.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3110
KARAR NO : 2010/5515
KARAR TARİHİ : 14.07.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2007/250967
MAHKEMESİ :(BAKIRKÖY) Sekizinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :23/03/2007- 565/85
SUÇ :Öldürme,gasp ve izinsiz silah taşıma

Gasp suçunu işlemek amacıyla F. Ö. öldürmekten, gasptan ve izinsiz silah taşımaktan sanık Ş.. K.., gasptan sanıklar M.. U.., F.. K.. ve N.. K.., suç delillerini gizlemekten sanıklar E.. D.., M. M. ve Celal Özer’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (BAKIRKÖY) Sekizinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23/03/2007 gün ve 565/85 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ve müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1)Sanıklar Fikri, Nejdet ve Eyüp yönünden hükmedilen ceza miktarları nazara alınarak sanıklar müdafinin ve duruşmalı inceleme talebine yetkisi bulunmadığından müdahil vekilinin, duruşmalı inceleme talebinin CMUK.nun 318.maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Şükrü’nün yağma suçunu işlemek için insan öldürme ve yağma suçları ile sanıklar Fikri, Nejdet ve Murat’ın yağma suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı nedenlerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar Şükrü, Fikri ve Nejdet müdafiinin sübuta, suç vasfına, sanık Murat müdafinin sübuta ilişen, müdahil vekilinin tüm sanıkların öldürme suçunda asli fail olduklarına, 59.maddenin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak ;
a) Sanık Şükrü’nün yağma için insan öldürme ve yağma suçları yönünden ;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlarda, her suç yönünden ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonucu, her suçla ilgili lehe yasa ve buna göre her suçun sonuç cezası belirlendikten sonra, cezaların toplanmasına 765 sayılı TCK.nun 68 ila 77. maddelerindeki ilkelere göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
b)Sanıklar Fikri, Nejdet ve Murat’ın yağma suçları yönünden ;
aa)Sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 149.maddesinin birden fazla bendini ihlal ettikleri anlaşılmakla, temel cezanın alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
bb)5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanıklar hakkında kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasının mahsus bölümünde gösterilmemesi,
c)Sanık Şükrü’nün 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu, sanıklar Eyüp, Mehmet ve Celal’in suç delillerini yok etmek suçları yönünden ;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi,
d)Kabule göre de ; sanık Şükrü yönünden 765 sayılı TCK.nun 73.maddesi uyarınca içtima hükümlerinin uygulanmasında, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükmedilen 10 ay hapis cezası yerine 10 gün hücre süresi belirlendiği ve yine yağma suçundan hükmedilen 16 yıl 8 ay hapis cezasına yerine de 10 gün hücre süresi belirlenerek hücre sürelerine eşit hükmedilmesi suretiyle takdirde hataya düşülmesi,
Yasaya aykırı olup, sanıklar Şükrü, Fikri, Nejdet ve Eyüp müdafi ile sanık Murat müdafi ve müdahil vekilinin temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, kısmen re’sen de temyize tâbi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 14/07/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.