YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3196
KARAR NO : 2010/6584
KARAR TARİHİ : 12.10.2010
MAHKEMESİ : (BATMAN) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 24.06.2009 gün ve 161/178
SUÇ : Adam öldürmek suçu
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/65379
Adam öldürmek suçundan sanık olarak (Midyat) Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılanması sonunda, beraatine karar verilen F.A..’ın tutuklu kaldığı günler için 466 sayılı Yasa uyarınca vaki tazminat isteği üzerine (BATMAN) Ağır Ceza Mahkemesince yapılan incelemede; dosyada miktarı yazılı maddi-manevi tazminatın davalı hazineden alınarak adı geçen davacıya ödenmesine dair ittihaz olunan 24.06.2009 gün ve 161/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı hazine vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Tehiri icra talebi hakkında mahallinde karar alınması mümkün görülmüştür.
2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı kararında açıklandığı üzere: haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunacağından, davanın kısmen kabulü halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağından, tebliğnamenin, reddedilen miktar üzerinden davalıya vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin bozma öneren düşüncesine iştirak edilmemiş; davalı lehine dilekçe yazma ücretine hükmedilmesi ise temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaatine, takdirine ve dosya münderecaatına göre davacının tutuklu kaldığı günler için lehine yazılı miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmolunmasında eleştiri ve bozma nedenleri dışında Kanuna aykırı bir husus bulunmadığından, davalı Hazine vekilinin dilekçelerinde yazılı sair itirazlarının reddine,
Ancak,
Davacısı F.A olduğu halde, davayla ilgisi olmayan Y.I.. lehine tazminata hükmedilerek hükmün karıştırılması,
Bozmayı gerektirmiş, davalı vekilinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün, tebliğnamdeki düşünce gibi BOZULMASINA, 12.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi.