Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/4282 E. 2011/603 K. 10.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/4282
KARAR NO : 2011/603
KARAR TARİHİ : 10.02.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/157152
Mahkemesi:(SÖKE) Ağır Ceza Mahkemesi
Tarih Esas Karar No:06/10/2009-183/246
Suç:Kasten Adam Öldürmek

Ş.. Ö..’i kasten öldürmekten sanık A.. E..’in yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (SÖKE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06/10/2009 gün ve 183/246 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten öldürme suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı sebebin mevcut bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen raporda psikotik bozukluk tanısı konup, 5237 sayılı TCK.nun 32/1 maddesinden faydalanacağının belirtilmesi, Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas ve 4. İhtisas Kurulu tarafından verilen raporlarda ise cezai ehliyetinin tam olduğunun bildirilmesi karşısında, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için, sanığın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından bizzat muayene edilmesi suretiyle rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 10/02/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
10/02/2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı M. İ.’nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık A.. E.. müdafii avukat A. Y.’in yokluğunda 17/02/2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.