YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/4920
KARAR NO : 2011/1248
KARAR TARİHİ : 07.03.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/180048
MAHKEMESİ :(FETHİYE) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :28/12/2009 -110/245
SUÇ :Yaralama
E.. A..’ı uzuv tatiline sebebiyet verecek şekilde yaralamaktan sanık H.. K..’nin yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (FETHİYE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28/12/2009 gün ve 110/245 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin alt sınırdan ceza tayin edilmesi, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanıkla, mağdurun kardeşi arasında arazi ihtilafı olduğu, olay tarihinde mağdurun kardeşine ait işyeri inşaatında bulunduğunu gören sanığın evinden ruhsatsız av tüfeğini alarak geldiği, seni öldüreceğim diyerek yaklaşık altı metre mesafeden hayati bölgeleri hedef alarak ateş edip mağduru sağ kol, omuz ve aksiller bölgeden, hayati tehlike geçirmesine ve organlardan birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda; eylemde kullanılan silahın özelikleri, atış mesafesi, hedef alınan vücut bölgesi ve meydana gelen yaralanmaların niteliği dikkate alındığında, sanığın eylemi ile ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yaralama suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), aleyhe temyiz olmadığından
CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, sanığa verilen cezanın miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 07/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.