YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/5088
KARAR NO : 2010/7203
KARAR TARİHİ : 03.11.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/204717
MAHKEMESİ :(BAKIRKÖY) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :10/12/2007 – 244/542
SUÇ :Kasten öldürme ve yaralama
H.. T..’ı kasten öldürmekten, A.. A..’ü de yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık M.. T..’ın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (BAKIRKÖY) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/12/2007 gün ve 244/542 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten insan öldürmek suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin meşru müdafaaya, vesaireye; katılanlar vekilinin suç vasfına, takdiri indirim maddesinin uygulanmasının yersizliğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1)Kasten insan öldürmek suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın savunmalarında, yengesi olan maktulenin eşine iftira atması nedeniyle öldürdüğünü belirtmesi, tanık olarak dinlenen sanığın eşi, annesi ve kardeşinin ve Cumhuriyet Savcısı tarafından ölü muayenesi sırasında dinlenen kimlik tanığı H. S. da bunu doğrulaması karşısında; sanık hakkında TCK.nun haksız tahrike ilişen 29 maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)6136 sayılı Kanuna muhalefet ve kasten yaralamak suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5560 ve 6008 sayılı Kanunlarla değişik, CMK.nun 231/5 maddesi uyarınca, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 03/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.