YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/6256
KARAR NO : 2011/2863
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/215014
MAHKEMESİ :(VAN) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :12/03/2007 gün ve 124/164
SUÇ :Adam öldürmek
Adam öldürmek suçundan sanıklar A.. D.., H.. D.. ile Y.. D.. haklarında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 82/1-j,39/2,62 maddeleri gereğince hükümlülüklerine dair (VAN) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12/03/2007 gün ve 124/164 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlüler müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükümlüler H.. D.. ve A.. D.. hakkında 765 Sayılı TCK.nun 65/3,450/10,59/2,31,33, hükümlü Y.. D.. hakkında 765 sayılı TCK.nun 65/2,450/10,59/2,31,33 maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu kurulan hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, hükümlü müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
A)Alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçtan yargılanan hükümlülere atanan müdafiinin yokluğunda hüküm kurulması suretiyle CMK.nun 188/1 maddesine aykırı davranılması;
B)Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 tarih 2008/1-89-158 sayılı kararında açıklandığı üzere; uyarlama yargılaması sonucu kurulacak mahkumiyet hükmünün gerekçesinde, 5271 sayılı Yargılama Yasasının 230. maddesine uygun olarak, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi ve bunun nitelendirilmesinin yapılması gerektiği gözetilmeksizin, Anayasa’nın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34 ve 230 maddelerine aykırı olarak hükmün gerekçesiz bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, hükümlüler müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, resen de temyize tabi olan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 05/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.