Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/6670 E. 2011/493 K. 08.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/6670
KARAR NO : 2011/493
KARAR TARİHİ : 08.02.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/260051
Mahkemesi:Gaziantep 2.Ağır Ceza Mahkemesi
Tarih Esas Karar No:11/03/2010-119/123
Suç:Kasten Yaralamak

A.. Y..’ı kasten yaralamaktan sanık T.. K..’ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (GAZİANTEP) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11/03/2010 gün ve 119/123 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık T.. K..’ın yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrike ve takdire ilişen sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Mahkemenin 22.02.2007 tarihli ve 2006/242-2007/72 sayılı kararı Dairemizin 17.02.2009 tarih ve 2007/9382-2009/681 sayılı ilamı ile denetime imkan verilecek şekilde karşılaştırma yapılması gerektiğinden bahisle bozulduğu ve mahkemece bozma kararına uyulduğu halde;
Suç tarihi itibariyle, sanığın 13 yaşını doldurduğu ve 5237 sayılı TCK.nun 5377 sayılı yasa ile değişiklik öncesi 31/2 maddesi uygulanması sırasında, yaş nedeniyle 2/3 oranında indirim yapılacağı dikkate alınmayarak, 5237 sayılı TCK ile 765 sayılı TCK’nun olayla ilgili tüm hükümleri Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta uygulanıp, sonuçları birbiriyle karşılaştırılarak, lehe olanın tespiti ve uygulamanın da buna göre yapılması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde 765 sayılı TCK.nun 456/2, 457/1, 51/1, 59, 2253 sayılı yasanın 12/2. maddeleri uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 08/02/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.