YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2688
KARAR NO : 2011/2667
KARAR TARİHİ : 27.04.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/84268
MAHKEMESİ : (KAYSERİ) İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 01.10.2010 – 76/276
SUÇ : Kan gütme saikiyle öldürme
Çocuk yaştaki kızı D. K.’yı öldürmekten sanık Ş.. K..’nın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (KAYSERİ) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.10.2010 gün ve 76/276 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanığa mahkemece resen atanan müdafiiye Baro tarafından ödenen ücretin, 5320 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca yargılama giderleri olarak sanıktan tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, bozma nedenleri saklı kalmak kaydıyla oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin usule, suç vasfının tedbirsizlik dikkatsizlik olduğuna ve tahrikin varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak,
Oluşa, dosya kapsamına ve tanıklar Döndü, Şükrü ve H. K.’nın olayın hemen sonrasında poliste verdikleri 05.02.2005 tarihli anlatımlarının içeriğine göre, 28.05.1987 doğumlu olup, suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan maktule Dilek’in, babası sanık Şükrü’den gördüğü aile içi şiddet nedeniyle zaman zaman evden kaçtığı, birkaç geceyi dışarda geçirdiği ve sonra kendiliğinden geri geldiği, olay gecesi sanık Şükrü’nün, kızı maktule ile bu konuyu konuşurken sinirlendiği, ruhsatsız tabancasını eline alarak maktuleye “evden gitmelerin, namusumuzu lekeliyor” diyerek bir el ateş ederek başından vurduğu, hemen akabinde sanığa “ne yaptın” diyen tanık Döndü’ye de “namusumuzu temizledim” dediği, böylece 18 yaşından küçük kızı Dilek’i, evden gitmelerinin ailenin namus ve şerefine zarar verdiği inancıyla öldürdüğü anlaşılmakla, sanık hakkında yaşı küçük kızını töre/namus saikiyle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nun 82/1-d-e-k maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi;
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin sair temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, resen de temyize tabi olan hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA; sanık hakkında verilen ceza miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık ve müdafiinin tahliye isteminin reddine; 27.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.