Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/3744 E. 2011/3380 K. 26.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3744
KARAR NO : 2011/3380
KARAR TARİHİ : 26.05.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2011/63133
MAHKEMESİ :(GİRESUN) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :20.07.2010. 132/159
SUÇ :Adam öldürme

Adam öldürmek suçundan sanık Y.. D.. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 81/1, 29/1, 62, 53. Maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (GİRESUN) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.07.2010 gün ve 132/159 sayılı karar resen temyize tabi olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hükümlü Y.. D.. hakkında öldürme suçundan 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun 448, 51/1, 59, 31 ve 33 maddeleri uyarınca kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 maddesinin ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi gereğince yeniden ele alınıp, lehe olan yasanın belirlenmesi sonucu kurulan hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1-a) CMK.nun 188/1 maddesi uyarınca duruşmaya gelmeyen hükümlü müdafiinin duruşmada hazır bulunarak görevini yapmaya zorlanması, katılmadığı oturumlardaki bilgi, belge ve işlemlere karşı savunma yapmaya davet edilmesi, gerektiğinde CMK.nun 150/3 maddesi uyarınca yeniden zorunlu bir müdafii görevlendirilmesi yoluna gidilerek savunmada oluşan boşluk ve kısıtlılığın giderilmesi gerektiği düşünülmeden, hükümlü müdafii olmaksızın son hükmün kurulması suretiyle, 5271 sayılı CMK.nun 150/3 ve 188/1 maddelerine aykırı davranılması,
b) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.06.2008 tarih ve 2008/1-89-158 ve 27.10.2009 tarih ve 2009/1-134-247 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; uyarlama yargılaması sonucu kurulacak mahkumiyet hükmünün gerekçesinde, 5271 sayılı Yargılama Yasasının 230 maddesine uygun olarak, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi ve
bunun nitelendirilmesinin yapılması gerektiği gözetilmeksizin, Anayasa’nın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34 ve 230 maddelerine aykırı olarak hükmün gerekçesiz bırakılması,
2- Kabule göre de;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07.02.2006 tarih ve 2006/10-11-12 sayılı kararında açıklandığı üzere; uyarlama yargılaması sırasında hükümlünün sadece hükmün kesinleşmesinden önceki yargılama giderlerinden sorumlu bulunduğu ve bu hususun hüküm fıkrasında bulunmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
b) Kesinleşmiş hükümde suçta kullanılan ve adli emanetin 1996/135 sırasında kayıtlı silahın ruhsat sahibi olan M. U.’ya iadesine karar verilmesine karşın, bu kez zoralımına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, resen temyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 26.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.