Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/4401 E. 2011/4216 K. 04.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4401
KARAR NO : 2011/4216
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/ 2011/57088
Mahkemesi : İzmir 5 Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi Esas Karar No : 11.08.2005 318/317
Suç : Adam Öldürmeye teşebbüs

Adam öldürmeye teşebbüs suçundan sanık H.. G.. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma yapılmaksızın TCK.nun 81, 35, 62, 53. maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (İZMİR) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11/08/2005 gün ve 318/317 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile hükümlü müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hükümlü H.. G.. hakkında, 765 sayılı Türk Ceza Kanunun, 448,62,51/1,59,31 ve 33. maddeleri uyarınca kurulup Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 28/04/2004 tarihli kararıyla ONANMAK suretiyle kesinleşen, hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2.maddesinin ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesi gereğince yeniden ele alınıp lehe olan kanunun belirlenmesi sonucu kurulan 11.08.2005 tarihli 318-317 sayılı ek kararda; yasa yolu ve süresi açıkça gösterilmediğinden hükümlünün kararı öğrenmesinden sonra verdiği 24.08.2009 tarihli dilekçesi süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek yapılan incelemede;
1-) Hükümlü hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu uygulanarak verilmiş ve kesinleşmiş olan hükmün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi gereğince yeniden ele alınıp, lehe olan yasanın belirlenmesi ve uygulanması sırasında; teşebbüs ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında takdir hakkının kullanılması söz konusu olduğundan duruşmalı inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, duruşma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,
2-) Kabule göre;
Mağdurun 12.12.1987 doğumlu olup, suç tarihinde 18 yaşından küçük
olması nedeniyle, sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 82/1-e maddesine girer nitelikte olduğu, bu nedenle, lehe yasa karşılaştırmasının TCK.nun 448, 62, 51/1, 59, 31 ve 33. maddeleri ile 5237 sayılı TCK nun 82/1-e, 35, 29, 62 ve 53. maddeleri arasında yapılması gerektiği düşünülmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Usul ve yasaya yakırı olup, hükümlü ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 04/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.