Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/4946 E. 2011/5904 K. 11.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4946
KARAR NO : 2011/5904
KARAR TARİHİ : 11.10.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2011/146446
MAHKEMESİ :(MİDYAT) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :30/12/2010 -133/153
SUÇ :Kasten öldürme

İ.. S..’i kasten öldürmekten sanık B.. K..’un bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (MİDYAT) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/12/2010 gün ve 133/153 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık B.. K..’un adam öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suç vasfına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre; aralarında tahliye edilen dükkanın anahtarının teslimi sebebiyle çıkan tartışma sırasında maktülün, sanığı bıçakla sırtda boyun kökünün orta tarafında 3 cm. genişliğinde yaralamasından ibaret haksız tahrik oluşturan eylemi nedeniyle, sanığın yarasının niteliğini bilecek durumda olmaması ve maktulden kaynaklanan haksız hareketlerin ulaştığı boyut dikkate alınarak, 12-18 yıl arasında bir ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 29. maddesi uyarınca ceza tayin edilirken, alt ve üst sınırlar arasında makul sayılabilecek bir ceza tayini yerine, 16 yıl hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, sanığın kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 11/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.