Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/5562 E. 2011/5875 K. 11.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5562
KARAR NO : 2011/5875
KARAR TARİHİ : 11.10.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2011/111775
MAHKEMESİ :(TRABZON) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :04/11/2010 – 60/194
SUÇ :Kasten öldürme

Y.. Y..’ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık İ.. K..’ün bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (TRABZON) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/11/2010 gün ve 60/194 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay günü öğle saatlerinde aynı mahallede ikamet eden sanığın kardeşinin mahallede tehlikeli şekilde araç sürdüğünü gören mağdurun bu durumu sanığın babasına söylemesi üzerine sanığın babası ile aralarında tartışma meydana geldiği, akşam saatlerinde mağdurla karşılaşan sanığın ise aynı nedenle mağdurla tartışmaya başladığı, çıkan kavgada sanığın kardeşi Aykut’un bıçakla mağdurun bacağına vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralaması üzerine mağdurun kaçmaya başladığı, yaklaşık 20 metre uzaklaştıktan sonra durup yarasını kontrol ettiği sırada sanık İskender’in gelerek mağdurun karın bölgesine bir kez vurup oradan uzaklaştığı, mağdurun karın bölgesinden aldığı darbe nedeniyle yaşamsal tehlike geçirerek 25 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığı olayda;
a)Sanık ile mağdur arasında öldürmeyi gerektirecek nitelikte herhangi bir husumetin bulunmaması, yaranın sayısı ve engel durum bulunmadığı halde, sanığın eylemine kendiliğinden son vermesi hususları dikkate alındığında, sanığın ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşıldığı halde, kasten yaralama suçundan hüküm kurulması yerine suç niteliğinin tayininde yanılgıya düşülerek kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde karar verilmesi,
b)Kabule göre de; dosyadaki belgelerde 20/05/1986 doğumlu olduğu belirtilen mağdur Yavuz’un nüfus kayıt örneği temin edilip doğum tarihi tespit edilerek, suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğunun anlaşılması halinde, sanığın adıgeçen mağdura yönelik eyleminin 5237 sayılı Yasanın 82/1-e maddesi kapsamında çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturacağı düşünülmeksizin, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 11/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.