YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6606
KARAR NO : 2011/6783
KARAR TARİHİ : 16.11.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/188301
MAHKEMESİ :(BANDIRMA) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :08/02/2011-90/04
SUÇ:Adam öldürmeye teşebbüs
Adam öldürmeye teşebbüs suçundan sanık S.. K.. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 81/1,35/2,29/1,62 maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (BANDIRMA) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08/02/2011 gün ve 90/04 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükümlü müdafiinin temyiz talebi üzerine, hükümlü S.. K.. hakkında kurulan 24.12.2010 tarihli uyarlamaya ilişkin hüküm yönünden yapılan incelemede;
Hükümlü S.. K.. hakkında adam öldürmeye teşebbüs suçundan 765 Sayılı TCK.nun 448, 62, 51/1, 59, 31 ve 33.maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca, yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu kurulan hükümde bozma nedeni dışında kanuna aykırı cihet görülmediğinden, hükümlü müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 2006/10-124 Esas, 2006/165 Karar sayılı 20/06/2006 tarihli kararı uyarınca, uyarlama yargılamasında kazanılmış hak olmaz ilkesi de dikkate alınarak; hükümlü Semih’in bir metre uzunluğunda olan zıpkınla mağdur M. P.’ı mandibula sol yandan giriş, boyun sol arka taraftan çıkış olacak ve hayatını tehlikeye maruz kılacak şekilde yaraladığı anlaşılmakla; teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngeren 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi uygulanırken, meydana gelen zararın ağırlığı da dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayin edilmesi yerine, yazılı şekilde 9 yıl ceza verilerek eksik ceza tayin edilmesi,
Yasaya aykırı olup, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 16.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.