YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/931
KARAR NO : 2011/6555
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/296537
MAHKEMESİ :(BAKIRKÖY) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :22.03.2010-41/67
SUÇ:Kasten yaralamak ve işyeri dokunulmazlığını bozmak
K.. S.. ile H.. E..’nu kasten yaralamaktan sanık F.. M.., N.. P..’ı kasten yaralamaktan ve işyeri dokunulmazlığını bozmaktan sanık Ö.. M.. ile adıgeçen sanık F.. M..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, adıgeçen sanıkların hakaretten, Ömer’in Halit’i öldürmeye teşebbüsten beraatlerine ilişkin (BAKIRKÖY) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.03.2010 gün ve 41/67 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Mağdur Halit adına hükmü temyiz eden Av. A. Ç.’ın dilekçe ekinde ve dosya içerisinde mağdur adına verilmiş bir vekaletnamesinin bulunmaması, mağdurun 5271 sayılı CMK’nun 237 ve 238. maddelerine uygun bir şekilde davaya katılmamış olması karşısında; mağdur vekili olduğunu söyleyen Av. A.Ç.’ın temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Dosya içerisinde fotokopisi bulunan Gaziosmanpaşa 1.Sulh Hukuk Mahkemesi kararı uyarınca, mağdur Halit’in eşi olan Hanım’ın, mağdur’a vasi olarak atandığı anlaşılmakla; kararın aslına uygun örneğinin getirtilerek incelenmesi ve husumete ehil kılındıktan sonra mağdurun eşi olan Hanım’ın davaya katılma hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; aynı suçlardan yargılanan sanıklar Fethi ve Ömer arasında menfaat çatışması bulunduğundan, ayrı ayrı müdafiiler tarafından temsil edilmeleri gerekirken aynı müdafiiler tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddesine aykırı davranılması,
4- Soruşturma aşamasında dinlenen ve olaya ilişkin görmeye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan tanık Esma’nın mahkemece dinlenilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik kovuşturmayla hüküm kurulması,
5- Mağdur Halit’in sağ olduğu gözetildiğinde, mağdur Halit adına davaya Hayriye, Zeynel, İsa ve Cengiz’in katılmalarının mümkün olmadığı gözetilmeden davaya katılmalarına karar verilmesi,
Usule aykırı olup sanıklar müdafii, katılan Hanım vekili ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.