YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5295
KARAR NO : 2014/1232
KARAR TARİHİ : 03.03.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : TCK.nun 81, 35, 29, 62, 53, 54, 63 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in mağdur …’u öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin bir sebebe dayanmayan, sanık …’in fazla ceza verildiğine yönelen, katılan … vekilinin az ceza verildiğine yönelen, Cumhuriyet Savcısının vasfa yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 03/03/2014 gününde Daire Üyeleri… ve …’in eylemin kasten yaralama suçunu oluşturacağı, bu nedenle hükmün bozulması gerektiği yönündeki karşı oyları nedeniyle, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanığın, mağdur … olay yerinde olduğunu daha önceden görüp bildiği
halde yanına gelerek yarı otomatik av tüfeği ile birden fazla kez ateş etmesi yerine 17 metreden sadece bir kez ateş etmesi, daha sonra mağdurun kahvehanenin içine kaçıp beton kolonun arka tarafına gizlendiği, sanığın, mağduru görebilecek konuma geçerek ateş etmesi yerine kısa mesafeden 2 metre 45 cm yüksekliğe ateş etmesi, gerek soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma aşamasında alınan tanık beyanlarına göre, hiçbir müdahale olmaksızın sanığın eylemine devam etmemesi, alınan doktor raporuna göre de, mağdurun öldürücü bölge sayılmayacak biçimde kalçasına ateş etmiş olması, yine doktor raporuna göre mağdurun kalçasında 20-30 adet saçmanın cilt ve cilt altında bulunması, sanığın tüm aşamalarda, mağduru sadece korkutmak istediğini beyan etmesi; saçma sayısı, saçmaların dağılım yeri ve oluşturulan yara gözetildiğinde, öldürmeyi oluşturacak saçma ve barut hakkının konulmaması, kullanılan silaha öldürme sonucunu doğuracak saçma ve barutun bulunduğu fişeğin konulmaması, bu itibarla olayda kullanılan fişeğin öldürmeye elverişli bulunmaması, tüfekte başkaca fişek bulunduğu ve fiziki müdahale olmadığı halde sanığın kendiliğinden eylemine son vermiş olması, yaranın yeri ve niteliği, atış mesafesi ve engel hal bulunmaması ile tüm dosya kapsamı gözetildiğinde sanığın kastının öldürme suçuna yönelik olduğuna dair yeterli delil bulunmadığı, katılan vekili ve Cumhuriyet Savcısının temyiz talepleri yerinde olduğundan verilen hükmün bozulması gerektiği düşüncesiyle; sanığın kast ve eyleminin öldürme suçunu oluşturduğuna dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.