Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2015/1100 E. 2015/5064 K. 26.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1100
KARAR NO : 2015/5064
KARAR TARİHİ : 26.10.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme ve bu suça yardım etme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet

1)Mahkemenin 2011/200 esas ve 2013/323 karar sayılı kararında, temyiz süresinin başlangıcının yanıltıcı ve tereddüte neden olacak biçimde “tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren” şeklinde gösterilmesi suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerine aykırı davranılması karşısında; katılan ….. 19.11.2013 tarihli temyiz dilekçesi, süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabul edilmiş ve tebliğnamedeki temyiz talebinin reddi yönündeki düşünce benimsenmemiştir.
2)Temyiz edenlerin sıfatları ve dilekçelerinin içeriklerine göre temyiz incelemesi maktüller … ve .. … yönelik sanık …. fail sıfatıyla, sanıklar …. ve … ise yardım eden sıfatıyla “kan gütme saiki ile kasten öldürme” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri; sanıklar …, …, …., … ve … hakkında maktül ….. yönelik yardım eden sıfatıyla “kan gütme saiki ile kasten öldürme” suçlarından kurulan beraat hükümleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.
3)Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 08.06.2010 gün, 2010/1-35-140 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat zıtlığının bulunduğunun kabulü gerektiğinden; somut olayda aynı suçtan yargılanan ve haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıklar …., …. ve …. arasında menfaat zıtlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, sanıkların savunmalarının ayrı ayrı müdafiler yerine aynı müdafiler tarafından yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 152. ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38. maddelerine aykırı davranılması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde, kan gütmeye konu Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/388 esas sayılı dosya aslının bu dosya arasına konulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre suçların hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerektiği gözetilmeden, söz konusu dosyaya ait duruşma zabıtları ve iddianeme örneğinin istenilmesi ile yetinilerek eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan …. temyiz dilekçesinde, sanıklar ….., …. ve …. müdafilerinin ise sanıklar … ve …. yönünden temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı incelemede, sanık …. yönünden ise temyiz dilekçelerindeki temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen kısmen re’sen de temyize tabi olan hükümlerin öncelikle bu nedenlerle tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 26/10/2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
26/10/2015 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … … ….. huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar …, … müdafileri Avukat …. …. yokluğunda 05/11/2015 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.