Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2015/1530 E. 2015/5661 K. 23.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1530
KARAR NO : 2015/5661
KARAR TARİHİ : 23.11.2015

Tebliğname No : 1 – 2014/103667
MAHKEMESİ : Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 06/02/2014, 2013/287 (E) ve 2014/51 (K)
SUÇ : Kasten öldürme

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık İ.. G..’in maktul H.. A..’ı kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, re’sen de temyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 23.11.2015 gününde üyeler D..K.. ve C..T..’ın hükmün TCK’nun 29. maddesi yönünden eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiğine dair karşı oyları ve oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
Sayın daire çoğunluğu ile aramızda TCK’nun 29. maddesinin uygulanıp uygulanmaması, bu konuda eksik inceleme ile karar verilip verilmediği noktasında bir uyuşmazlık bulunmaktadır.
Sanık ve ailesi ile maktul arasında bir adi ortaklık kurulmuştur. Sanık ve ailesi devletin verdiği sıfır faizli hayvancılık kredisinden yararlanarak hayvanlar ve bu hayvanların bakımı için malzemeler ve tarım aletleri almış, bu malları idare etmesi için maktule bırakmıştır. Maktul bu hayvanlardan bir kısmını satmış, ayrıca tarım aletlerinden traktörü ve yem kırma makinesini de satmıştır. Bir kısım mallar satılmış olmasına rağmen borcun ödenmediği iddiası sanık tarafından ileri sürülmüştür. Bu konu ile alakalı olarak dinlenilen tanıklarda sanığın iddialarını doğrulamışlardır. Ayrıca sanık tarafı güveni kötüye kullanma suçundan Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etmiş olup, hazırlık dosya numarası 2013/123’tür. Bu dosya ile ilgili ölüm nedeniyle takipsizlik kararı verilmiştir.
Hukuki uyuşmazlıklarda ya da başka bir deyişle alacak borç ilişkilerinde, Yargıtay tarafından ilkesel olarak tahrik uygulaması kabul edilmemektedir. Ancak olayımıza baktığımızda maktule isnat edilenin bir alacak borç ilişkisi olmadığı, eylemin hukuki uyuşmazlık olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Maktule isnat edilen eylemlerin sübut bulduğunun kabul edilmesi halinde, TCK’nun 155. maddesi kapsamında güveni kötüye kullanma suçu olarak tanımlanacağı sabittir.
TCK’nun 29. maddesine göre haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimsenin hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. TCK’nun 155. maddesi kapsamına giren bir fiil icra edilmiş ise, bu durumda TCK’nun 29. maddesinin sanık lehine uygulanması gerekir. Bu nedenle Mahkemenin bir kısım tanıkların ve sanığın savunması üzerinde durarak ayrıca Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığındaki 2013/123 numaralı hazırlık dosyasını getirterek, malların maktul tarafından satılıp borçların ödenmediği sabit ise, yani maktul tarafından bir güveni kötüye kullanma durumu varsa, TCK’nun 29. maddesi hükümlerini uygulaması gerekirken, olayı hukuki uyuşmazlık olarak kabul ederek uygulamaması ve bu hükmünde onanması yerinde değildir. Zira sanığın sadece maktulün bu hareketlerine tepki olarak suçu işlediği, başka bir suç işleme nedeninin olmadığı görülmektedir. Bu nedenle tahrikin varlığını kabul etmeyen yerel Mahkeme hükmünü onayan çoğunluğun görüşüne tahrik hususunda yeterli inceleme yapılmadığı, bu konuda gerekli araştırma yapılması gerektiğini düşündüğümüz için katılmıyoruz.
23/11/2015 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı A..İ..’nın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık İ.. G.. müdafii Avukat R..A..B..’in yokluğunda 03/12/2015 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.