YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2807
KARAR NO : 2016/995
KARAR TARİHİ : 07.03.2016
1-)Dosya içeriğine ve mevcut delillere göre; mağdurun sanığa küfür edip, soda şişesi ile kendisine vurmak istediği, bunun üzerine sanığın da bıçağını çekerek mağduru boyun sol, sol arka aksiller ve sol omuz, sol skapula ve sol diz bölgesinden toplam altı bıçak darbesiyle hemopnömotoraksa ve yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda;
a-Mağdurdan kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız fiil niteliğindeki söz ve davranışların ulaştığı boyut ve daha vahim olayların varlığı dikkate alınarak haksız tahrik nedeniyle 1/4 den 3/4 oranına kadar indirim öngören TCK’nun 29. maddesi ile uygulama yapıldığı sırada makul bir oranda indirim yerine 2/3 oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
b-Sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nun 35. maddesi ile uygulama yapıldığı sırada meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşılarak olaya uygun makul bir ceza belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin hiç isabet olmayan olaylarda uygulanma olasılığı bulunan 9 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2-)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık .. kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun
şekilde suç niteliği tayin, eleştiri nedenleri saklı kalmak üzere kusurluluğu azaltan haksız tahrik ve cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin meşru savunma koşullarının varlığına, TCK’nun 27/2. maddesinin uygulanması gerektiğine, suç vasfına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu madde ile yaptığı uygulama yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine” şeklinde değiştirilmesine, yargılama masrafı olan “10.20 TL’nin” sanıktan alınmasına karar verilmiş ise de; yargılama masrafının 6183 sayılı Kanun’un 106. maddesinde belirlenen 20.00 TL’dan az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanun’un 100 ve CMK’nun 324/4 maddeleri gereğince hazineye yükletilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 07/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.