Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2016/3778 E. 2017/4624 K. 04.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3778
KARAR NO : 2017/4624
KARAR TARİHİ : 04.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli şekilde iştirak halinde öldürmek, gasba teşebbüs etmek, suç delillerini gizlemek
HÜKÜM : 1- Sanıklar … ve … hakkında;
TCK.nun 37, 82/1-h, 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası (ayrı ayrı),
TCK.nun 37, 149/1-a-c-h, 35, 53, 63. maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası (ayrı ayrı),
2- … hakkında;
TCK.nun 37, 82/1-h, 31/3. maddeleri uyarınca 24 yıl hapis cezası
TCK.nun 37, 149/1-a-c-h, 35, 31/3, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası,
3- Sanık Kazım Düzgün hakkında;
Beraat.
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, kısmen re’sen.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180 ile 03.05.2011 gün ve 155–80 sayılı Kararlarında “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde ifade edildiği üzere
katılanların suç delillerini gizleme, yok etme suçundan açılan davaya katılma ve bu suçtan kurulan hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, katılanlar vekilinin sanık Kazım hakkında bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkında cezai ehliyetinin belirlenmesi adına Adli Tıp 6. İhtisas Kurulundan rapor alındığı, bu raporda her ne kadar yapılan muayenede suça sürüklenen çocuğun “Sınırlı-Hafif Derecede Zeka Geriliği” tespit olunmuş ise de bu durumun suça sürüklenen çocuğun işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasını ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak mahiyet ve derecede bulunmadığı belirtildiğinden, tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
3-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Birol, Samet ve suça sürüklenen çocuk …’ın maktul …’a karşı nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık … müdafiinin delillerin hatalı değerlendirildiğine, olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suça sürüklenen çocuk müdafiinin, suç işleme kastının bulunmadığına, akıl hastalığına, sanık … müdafiinin duruşmada ve dilekçelerinde TCK’nun 36. maddesinin uygulanması gerektiğine, sübuta, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, takdiri indirimin yapılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, re’sen de incelenen hükümlerde;
A-Sanıklar Birol ve Samet hakkında nitelikli adam öldürme ve yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu maddeyle yaptığı uygulamanın hukuka aykırı olduğu anlaşılmakta ise de;
Bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine” şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA,
B-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
Suç tarihinde 16 yaş 5 ay 2 günlük olan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nun 82/1-h, 31/3. maddelerinin uygulanması sırasında yaşına orantılı olmayacak şekilde azami cezaya hükmedilerek fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerinin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, 04/12/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
04/12/2017 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Gonca Gülfem Bozdağ’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukatlar …, …’nın yokluklarında 07/12/2017 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.